Çocukların Hayal Gücü Nasıl Geliştirilir ?

Çocukların Hayal Gücü Nasıl Geliştirilir ?

Paylaş

Hayal gücü ve yaratıcılığı geliştiren oyunlar nelerdir? Çocuğun hayal gücünü geliştirmenin yolları nelerdir?

Hayal gücünü geliştirme yaklaşımları, davranışları, oyuncakları, ortamları… Hayal gücü 

***

Zihinsel hazırlık süreci, birçok uyarana maruz kalmalıdır. Hemen hemen her gün yeni bir aktivite, etkinlik hazırlanmalıdır.  Çünkü isteriz ki çocuğumuz, hayal gücü gelişmiş bir çocuk olsun ama bunun yanında mantıksal ve matematiksel çıkarımlarda da başarılı olsun..

Bunların hepsini bir kenara koyup beynimizin iki kısmına yönelelim ve tanıyalım. Estetik yargılar, duygular ve hayal gücünün baskın olduğu sağ lob ve bunun aksine mantıksal yanının güçlü olduğu sol lob. Tüm bedenimizi yöneten ve karakterimize şekil veren iki sistem. Kanıtlanan birçok araştırmaya göre beynin iki lobunu da aktif kullanan insanlar, başarıya ulaşırlar.

Asıl amaç, var olanı korumak olmalıdır.

Çocukların beyin gelişimleri incelendiğinde, sağ loblarının hali hazırda gelişmiş olarak dünyaya gözlerini açtıkları ancak zaman içerisinde hayal güçlerini, estetik algılarını ve sezgilerini destekleyen bu lobun, büyük oranda köreldiği görülmüştür. Bu açıklamaların ardından tekrar başa dönerek, aslında gelmeyi istediğimiz noktanın çok uzakta olmadığını zaten çocuklarımızın bu noktada hayata gözlerini açtıklarını görürüz. Asıl amaç, var olanı korumak olmalıdır.

Büyük bir heyecanla hazırladığınız ve resim yapmak adına birçok malzemeyle oturduğunuz masada, çocuğunuzun boyadığı kırmızı bir bulutun üzerini mavi boya kalemiyle boyayarak o rengi kapatmaya çalışıyorsanız,

Size büyük bir heyecanla anlatmaya başladığı oyununu ‘saçma’ diye nitelendiriyorsanız,

Arkadaşıyla yaşadığı problem, sizin için çok gereksiz ve sıradansa,

Onun fikirleri sırf ‘çocuk’ olduğu için öteleniyor ve küçümseniyorsa,

Sizin için çok basit olan matematik işlemi nasıl olur da onun için içerisinden çıkılmaz bir sorun haline geliyorsa,

Sorularıyla sizi yorduysa, etkinlik hazırlamaktan sıkıldıysanız, aslında her çocuğun o yaş düzeyinde yaptığı bir davranış sadece sizin çocuğunuza özgüymüş gibi davranıyorsanız, istemediği şeylere dair onu zorluyor ve yapmadığında onu istediği bir şeyden mahrum bırakmakla tehdit ediyorsanız, yalnız kalmak istediğinde ona böyle bir hakkı olmadığını söyleyip aynı şey sizin için söz konusu olduğunda sinirleniyorsanız…

“Sana saygı duyuyorum ve yaptığın her şeyi değerli buluyorum”

Çocuğunuzun hayal gücünü geliştirme hedefiyle çıktığınız yolda, en büyük engele takılıyorsunuz, yol arkadaşınızı karşınıza alıp ‘Sana saygı duyuyorum ve yaptığın her şeyi değerli buluyorum.’ cümlesini, gözlerinin içine bakarak söylemeyi göz ardı ediyorsunuz demektir. Çünkü bu yol, yol arkadaşınız için tüm hayatını yönlendirecek deneyimlere sahip olacaktır.

Bir öğretmen olarak söyleyebilirim ki, hayal gücü gelişmiş çocuk, engin bir denize benzer ve o denizde barındırdığı her noktaya anlam yükler. Bu anlam, arkadaşlık ilişkilerine de başarısına da olumlu yansır. Bu yolda verdiği çabayı, onu özgür bırakarak, değer vererek, önemsendiğini hissettirerek destekleyebilirsiniz. Çocuğunuzu bir uçurtma gibi düşünün. Her uçurtma farklıdır; rengi, kuyruğunun uzunluğu, şekli…  Ancak hepsi aynı hedefe sahiptir, uçmak. Çocuğunuza uçmanın değerli olduğunu ama asıl ve zor olanın gökyüzünde uzun süre kalmak olduğunu öğretin. Birlikte geçirdiğiniz her vakit, öğretme hedefli olmasın. Gizil öğrenme, gerçekleşen en kalıcı öğrenme şeklidir. Geçirdiğiniz keyifli anlardan, deneyimler edinmesi, kendini keşfetmesine olanak sağlar.

Z Kuşağı ile Evde Karantina Süreci Nasıl Geçirilmeli ?

Ona nasıl olması gerektiğini anlatmayın, ona nasıl olması gerektiğini davranışlarınızla gösterin. Yargılamayın, zorunlu tutmayın, mahrum bırakmayın. Dünya, biz yetişkinlerin gördüğünden daha renkli. Çocuklarınızın gördüğü renkleri size anlatmasına fırsat verin. Sağ lobu körelmiş yetişkinlerden biri olduğumuzu, çocukların gördüğü renkleri görmediğimizde anlarız. Yağmurda dans etmek, sesimizin güzel olmadığını önemsemeden şarkı söylemek, gözlerimizi kısarak güneşe bakmak, yalın ayak koşmak bu renkleri görmek için bir adım olabilir. Haydi !

Bu Yazıyı Paylaş