Sera Sayar Yakimoviç ile Keyifli Bir Sohbet

Sera Sayar Yakimoviç ile Keyifli Bir Sohbet

Aytink.com yazarı Tugay Cicikler, Türkiye Ironman 70.3’te birinciliği alan Demir Kadın  Sera Sayar Yakimoviç ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. İşte o keyifli sohbetin detayları ..

Sera Sayar Yakimoviç

Antalya Belek’te bu sene 6’ncısı düzenlenen Ironman 70.3 yarışları sona erdi. Öncelikle belirtmemiz gerek pandemiye rağmen bu organizasyonu yapmak -ki dünyanın birçok yerinde yarışlar iptal olmuşken- büyük bir cesaret işiydi, organizasyonda emeği geçenleri tebrik ederiz.

Ve bu yazımıza konuk olan biri var ki Türkiye Ironman 70.3’te birinciliği alan Sera Sayar Yakimoviç, ismine aldanmayın o aslında bir Demir Kadın! Bilmeyenler için bahsetmek gerekirse 1.9K yüzme, 90K bisiklet, 21K koşudan oluşan bir yarıştan bahsediyoruz. Sera’yı tekrar başarısından dolayı kutluyoruz. Onunla yeni tanışacak okurlar için şöyle başlayalım.

 

1-) Seni triatlon camiası fazlasıyla tanıyor ama aytink.com okurları için Sera Sayar Yakimoviç kimdir?

1992 İstanbul doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunuyum. Şu an kurumsal bir firmada Pazarlama Koordinatörlüğü yapmakla beraber aslında herkesin beni bildiği halimle Ironman ve triatletim. Ironman 70.3 yarışlarında genel klasmanda şampiyon olan ilk ve tek Türk atlet ve elde edilmiş en iyi dereceye sahip olan Türk kadınım.

2-) Spora başlaman nasıl oldu?

Sporcu bir aileden geliyorum. Onların da mesleği bu değil, tamamen hobi. İkisi de maratoncular. Bu yüzden beni de erken yaşta sporla tanıştırdılar. Ailemin yönlendirmesiyle 6 yaşında yüzmeye başladım spora. 7 yaşında yüzme okul takımına girerek yoğun antrenman periyodları benim için başlamış oldu. Daha sonra Fenerbahçe Kulübü’ne transfer oldum. 13 yaşında 100m sırtüstü branşında Türkiye Rekoru’nu kırdım. 50m-100m ve 200m sırtüstü branşlarında Türkiye Şampiyonu olarak Milli Takımda ülkemizi yurtdışında da temsil ettim. Daha sonra her gencin yüzleştiği Üniversite sınavı karşıma çıktı. Sabah-akşam yüzme antrenmanları çok fazla zaman ve emek istiyor. Sınavda başarılı olabilmek için bir tercih yapmak gerekiyor. Ben de tercihimi yüzmeye bırakıp üniversite sınavına yoğunlaşmaktan yana kullandım. İyi ki de öyle yapmışım diyorum. Hem yüzmede istediğim bir noktaya gelmiş oldum hem de haylini kurduğum üniversiteyi kazandım.

 

3-) Ironman’ de yarışmaya nasıl karar verdin?

Az önce bahsettiğim gibi ailem maratoncu. Ben de üniversitede onlara özenip koşuya başladım. Yarışlara girip başarılı olduğumu gördükten sonra babam dedi ki “Sera ben triatlonu denemek istiyorum ne zamandır Senin de hem yüzmen hem koşun iyi. Gel bisiklet de alalım beraber triatlon yapalım.” Babamla birlikte yeni bir spora geçiş yapacak olmak bana çok heyecan verici geldi. İlk başta Ironman’in kısa versiyonu olan triatlonla başladık 2013 yılında. 1 yıl sonra da bununla yetinmeyip mesafeleri artırdık ve Half Ironman’e geçiş yaptık.

 

 

4-) Bir günün nasıl geçiyor? Antrenman programın, beslenmen nasıl oluyor?

Hafta içlerini 9:00-18:00 ofiste geçen bir hayatım olduğu için antrenmanları bu saatler dışına sıkıştırmaya çalışıyorum. Yarışa son 3 ay kala daha yoğun bir antrenman dönemi oluyor. Bu nedenle  haftada 3 gün çift antrenman yapıyorum. Sabah 7-8 arası yüzme ile başlayıp ofise gidip akşam 19:00 gibi bisiklet yada koşu antrenmanımı yapıyorum. Akşam yemeğini anca 20:30-21:00 gibi yiyebiliyorum. Geç bir saat ama mecburen böyle oluyor. Beslenmeme dikkat ediyorum özellikle protein-karbonhidrat dengesine bakıyorum ama kesinlikle yemem dediğim hiçbir şey yok açıkçası.

Hafta sonları ise gün yine erken başlıyor benim için. 3-5 saat arası bir bisiklet antrenmanımız oluyor. Eşim de benimle bu sporu yaptığı için sorun olmuyor bu durum. Yoksa bir taraf bruncha gitmek, gezmek isterse bu spor sürdürülebilir olmazJ Bisiklet antrenmanımız bittikten sonra zaten öğleni geçmiş oluyor saat. Bu saatten sonra da yapamadığımı her şeyi yapma fırsatımız oluyor. Arkadaşlarımızla buluşup bi yemek yiyebiliriz, sinemaya gidebiliriz yada evde uzanıp dinlenebiliriz tercihe göre…

 

 

 

5-) Sezon dışında vücudunu nasıl koruyorsun?

Sezondayken o kadar yoğun antrenman yapıyoruz ki ne yesek eriyip gidiyor.  Sezon dışında ise işler tabi daha zor. Bu dönemde illa 1-2 kilo alınıyor. Ben bu dönemde antrenman hafiflese bile haftalık belli bir antrenman saatini koruyorum. Daha düşük tempolu aç karına yapılan koşularla, karbonhidratı ve şekeri azaltarak, porsiyonlarımı da biraz daha ufaltarak bu dengeyi sağlamaya çalışıyorum.

 

6-) Peki yarışa dönecek olursak, yarışma esnasında seni zorlayan bir şey oldu mu?

Bu sefer güzel atlattım diyebilirim. Tek zorlayan kısım yüzme wetsuit kolay çıksın diye vazelin sürmek gerekiyor bazı bölgelere. Ben unutmuşum onu o heyecanla. Yarışta sudan çıktım bisiklete koşana kadar geçen mesafede wetsuiti çıkarabilmek gerekiyor. Ben o kadar cebelleştim ki o wetsuitle, nabızım sanki koşuda depar atmış gibi yüksekti. Bir de eyvah çıkmayacak bu korkusuyla deli gömleğine dönecekti az daha. Biraz vakit kaybettim ama kurtardım durumu.

 

7-) Takip edenler bilecektir yarışma esnasından kenardan fazlasıyla destekler vardı sana, onları o an orada duymak nasıl bir his?

Mükemmeldi! Bu yarış büyük oranda mental bir iş. Motivasyonu o kadar saat yukarıda tutabilmek tek başınıza çok daha zor. Ama seyirci desteği bunu gerçekten kolaylaştırıyor. Özellikle koşu yani son branş, en yorgun halde başladığınız ve en sıcağa kaldığınız kısım. Fakat seyircilerin önünden her geçişinizde bunu öyle bir unutup devam ediyorsunuz ki ne yorgunluk kalıyor ne sıcak. Hatta tam tersine bir bakıyorsunuz hızınız bile artmış. Bir de seyircilerin kaçıncı olduğumu, rakibimin ne kadar önünde yada gerisinde olduğumu söylemesi harika bir motivasyon. İzleyenler içinde annem ve babam da vardı. Onları da görmek beni ekstra mutlu etti tabii.

 

 

8) Yarışlarda lider gittiğinde nasıl bir psikoloji oluyor. Özellikle son km’ler nasıl geçiyor?

 

Eğer açık ara öndeysem oldukça keyifli oluyorum tabi. O anda sadece hızımı sabitlemeye ve o şekilde gitmeye çalışıyorum, sonuçta kendimle de yarışıyorum bir yandan en iyi derecemi yapmak için. Onun dışında yarışın en keyifli dakikaları olduğu için keyfini çıkarmaya çalışıyorum, fotoğraflarda olduğu gibi hep gülüyorum 🙂

Eğer rakibim yakındaysa tabi durum daha stresli. Ama çok stresli bir insan değilim. O yüzden aklımdan hep bu yarışa ne kadar iyi hazırlandığımı geçirip onların benden daha yavaş olduğunu düşünerek güçlü şekilde koşmaya devam ediyorum.

 

9-) Bir de finishten 2 kere geçtin  2 kere birinciliği aldın diyebilir miyiz? 

2 kere geçmemin sebebi aslında ilkinde Winner bandını koymayı unutmalarıydı. O yüzden geri çağrıldım ve 2. Kez anons edilerek tekrardan finishten bu coşkuyla geçebilme fırsatını yakaladım. İsteseniz olmaz, benim için büyük bir şans oldu..

 

10-) Son olarak bu spora başlamak isteyenlere bir önerin var mıdır?

Bu spor büyük bir planlama işi. Antrenman programına sadık kalarak ilerlemek gerekiyor. Başlayanlara önerim, kesinlikle profesyonel bir destek almaları olur. Kendi kendinize antrenman yazmanız ve uygulamanız gerçekten zor. Bununla birlikte önerim, “Ironman güzelmiş ben de yapıyım.” deyip Ironman kaydı yapmadan önce ilk sprint, sonra da olimpik mesafede bir traitlon yarışını denemeleri olur.

 

2021 hedeflerini de dinleyip sohbetimizi sonlandıralım mı?

 

Ironman 70.3 Dünya Şampiyonasına gitmeye hak kazanmıştım. Utah’da olacak. Çok hedef yarış gibi düşünmesem de ülkemizi orada temsil edebilmek güzel olacak.

Bununla birlikte seneye 29 yaşında olacağım. Yaş grubum 25-29 oluyor. Bu grubun en yaşlısı olarak belki bir full Ironman deneyebilirim diye düşünüyorum.

Seneye de Ironman 70.3 Turkey e katılarak kendi en iyi derecemi yapma hedefim var. Umarım yine genel klasmanda derece yapabilirim. Tabii ki yine 1. Olsam harika olur ama asıl hedefim kendimi geçmek.

 

Sera’yı tekrar başarısı için tebrik ederiz daha nice birinciliklerin onunla olmasını dileriz. Unutmayın o bir Demir Kadın! İsmini ilerleyen günlerde çok duyacaksınız.

Bu Yazıyı Paylaş
Tugay Cicikler

Tugay Cicikler

Aytink.com Yazarı