Sınıf Yönetiminde Proaktif Ve Reaktif Yaklaşım

Sınıf Yönetiminde Proaktif Ve Reaktif Yaklaşım

Eğitimciler, çok farklı sınıf iklimleri ve öğrenci davranışları ile karşılaşmaktadır. Planlanmayan süreçleri kreatif bir şekilde organize etmek, yapılan planların aksamasına ve yeniden organize edilmesine neden oluşturmaktadır. Ancak organizasyon sürecinde karşılaşılan olumsuz öğrenci davranışlarını pozitif yaklaşımlarla desteklemek kolay değildir. Bu noktada, eğitimcinin sınıf yönetimi yaklaşımı, sorunlar karşısında ayırıcı bir rol üstlenmektedir.

Karşılaşılan olumsuz durumlarda, proaktif bir yaklaşımla, pozitif bir bakış açısı geliştirmeye çalışan bir eğitimcinin sınıfındaki öğrencilerin de benzer durumlarla karşılaştıklarında, soruna değil çözüme odaklanıp, inisiyatif almak için çaba içerisinde olacakları ifade edilebilir.

Proaktiflik, mevcut durumları geliştirmek veya yenilerini yaratmak için etkin bir şekilde inisiyatif almaktır. Olumsuz durum ve koşullarda sorumluluk alarak harekete geçmek ve anlık gelişimlere hızlı ayak uydurmak, proaktif kişilerin özellikleri arasındadır. Proaktifliğin aksine reaktiflik ise, dışa bağımlı olmak ve değişen koşullara uyum sağlayamamak halini ifade eder. Reaktif kişiler, suçlayıcı ve şikayetçi bir yaklaşımla olayların sorumluluğunu almaktan kaçınırlar.

 

Proaktif Yaklaşımın Sınıf Yönetimine Etkisi

Sınıf yönetimi, sosyal, psikolojik ve eğitsel birçok değişkeni içeren sarmal bir bütündür. Ancak bu değişkenlerin temelinin, öğretmen tutumu tarafından inşa edildiği de altı çizilmesi gereken önemli bir noktadır. Nitekim öğretmen tutumunun, gerçekleşen olumsuz durumlara ve anlık değişimlere göre esneklik göstermesi de öğretmenin kişilik yapısı ile ilişkilidir. Proaktif öğretmenlerin değişen durumlara yönelik ürettikleri yeni ve yapıcı çözümlerin öğrenci davranışlarına olumlu etkileri olduğu görülmektedir.

Aktif Öğrenme Sürecinin Önemi

Olumsuz davranışların etkisini azaltmaya yönelik öğrencilere yöneltilen ‘küçük düşürücü’ söylemlerin, ‘azarlamaların’, kısa süreli olarak bu olumsuz davranışların gerçekleşmesini ‘azalttığı’ ancak sonrasında öğrencilerin olumsuz tutumlarında gözle görülür bir artış gerçekleştiğini, yapılan birçok araştırma göstermektedir.

 

 

Proaktif bir öğretmen;

  • Öğrencisi olumsuz bir davranış sergilediğinde de yanındadır ve ona her koşulda yalnız olmadığını hissettirir,
  • Öğrenci davranışlarının altında yatan içsel süreçlere odaklanarak, davranışı anlamlandırmaya çalışır,
  • Öğrencilerin akran iletişimini destekleyerek, onların grup çalışmalarına entegre olmalarına destek olur,
  • Olumsuz davranışlar sergileyen öğrencisinin, olumlu davranışını pekiştirir,
  • Öğrencileri arasında kıyaslama yapmaz,
  • Öğrencilerine olumsuz bir durumla nasıl başa çıkacaklarını ve problem çözme aşamalarını öğretir.

Sınıf içerisinde öğrencilerin, öğretmenlerin birer aynası olduğu kabul edilirse, şikayet etmeyen, yapıcı bir dille olaylara yaklaşan, öğrencilerinin olumlu yönlerini yüceltirken, olumsuz davranışlarında kabullenici ve affedici bir yaklaşımla, onların, sınıflarına aidiyetlerini destekleyen öğretmen tutumunun da sınıftaki iklime büyük anlamda yansımalarının olacağı ve uzun vadede değişimin gözlenebileceği ifade edilebilir. Öğretmen, olumsuz bir davranış gösteren öğrenciye nasıl yaklaşırsa, arkadaşları da öyle yaklaşacaktır. Çünkü öğretmeni tarafından kabul görmeyen bir öğrencinin arkadaşları tarafından kabul görmesi ve benimsenmesi çok zordur. Bu koşullar altında, yalnızlaşan ve sorunların üstesinden gelemeyen öğrenci, öğrenilmiş çaresizlik yaşayacak, çabalamaktan vazgeçme yoluna gidecektir.

Okul, sadece akademik anlamda öğrencilerin beslendiği yer olmaktan çıkmalı

Öğrencilere yüzmeyi öğretirken sadece vücudun nasıl kullanılacağı, suyun üzerinde nasıl durulacağı öğretilmemelidir. Dalgalar ve derinliğe dair hazırlık yapmaları ve uyum sağlamaları için gizil öğrenme gerçekleştirmelerini sağlayacak simülasyonlar sunulmalıdır.

Okul, sadece akademik anlamda öğrencilerin beslendiği yer olmaktan çıkmalı, karşılaşılan sorunlara proaktif bir bilinçle yaklaşmanın ne olduğu da öğretilmelidir. Zira çözüm odaklı, koşullara hızlı adapte olan bireylerin, günümüz koşullarına adapte olmasının daha kolay olduğu bilinen bir gerçektir. Bunun temelleri öğrencinin, eğitim hayatının başlangıcından itibaren atılmalıdır.

Bu Yazıyı Paylaş

Saadet Gülüş Yüksel

Aytink.com Yazarı // Eğitimci