YESTERDAY: “Dünle Beraber Gitti Cancağızım Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım..”

YESTERDAY:  “Dünle Beraber Gitti Cancağızım Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım..”

Bir saatin 100 değil de 60 dakika olması, yani hemen her ölçüyü ondalık katlarıyla alırken zamanı altmışın katlarıyla almamız Sümerliler’in ‘suçu’… Yollar bitmezken zamanın çabucak geçiveriyor olması da bundan belki… Ne sık söylediğimiz bir tabirdir, “Daha dün gibi…” Öyle değil mi? Beatles’ın ünlü şarkısı Yesterday’de dendiği gibi, “Dün ne çabuk geliverdi…” Aniden arkamızda ne çok şey bırakıverdiğimizin aklımıza gelmesi, geçen seneden beri hayatlarımızı berbat etmeye başlayan pandemi sebebiyle maalesef çok normal..

Dünyada aniden herkes Beatles’ı unutsa?

Hatta bu yeni normal… Bu sıralarda insanların yirmili yaşlardaki fotoğraflarını paylaşması da yeni normalin normal hallerinden… Tabii ki de gençliğe özlem, insanlığın değişmeyen duygularından birisi ki, Yesterday şarkısı da bunu anlatıyor.. Umarım, bu ‘virüslü’ günleri bir an önce dün ederiz/eyleriz ve de unuturuz… Fakat araya Yesterday şarkısı falan da karışırsa ne olur? Ya onu da unutursak?

Ünlü İngiliz yönetmen Danny Boyle (ki ben onu yine ikinci filmi “Trainspotting’ten tanıyorum) buna benzer bir varsayımdan yola çıkıp Yesterday filmini çekiyor. Dünyada aniden herkes Beatles’ı unutsa ve onu sadece aradığı çıkışı bir türlü yakalayamayan ve bu yüzden müziği bırakmak üzere olan bir müzisyen hatırlasa? Elbette ki bu filmimizin ana karakteri olan Jack için bulunmaz bir fırsat… Elinizde bir düzine van Gogh tablosu olduğunu düşünün ve kimse van Gogh diye bir ressamın varlığından haberdar değil! (Aslında van Gogh yaşarken de ondan kimse haberdar değilmiş… İleri görüşlü olan ressam, bir gün eserlerinin çok para edeceğini bildiğinden onları hep yakınlarına dağıtmış..) Ünlü olup olmayacağınız garanti olmasa bile (nihayetinde bir zaman makinesiyle  19. Yüzyıla gidip o tabloları kendinizin çizdiğinizi söylemek biraz garip olacaktır.. –alın size bir film konusu daha!-) zengin olacağınız kesin…

 

“Başka biri olmayı istemek kendini harcamaktır..”

Jack hem ünlü hem de zengin oluyor… (Ama filmin sonunda bu ikisini de reddediyor) Yaptığı tek şey ise hatırlamak! (Platon’un ünlü deyişiyle, bilgi öğrenilmez, hatırlanır!) Fakat hatırladıkları kendine ait değil! Bu da bizi bir etik açmaza götürüyor… Açmazın yanıtı ise, 1 saat 56 dakikanızı ayırmanıza kesinlikle değecek olan filmde..

Örümcek Adam

Gelin bu kısa yazıyı başka bir rockstar’ın deyişiyle bitirelim: “Başka biri olmayı istemek kendini harcamaktır..” (K.Cobain) Kendinizi asla unutmayın.. Güçlü ve zayıf yönlerinizle kendinizi kabul edin… Mutluluğun tek kaynağı başarı değildir, bunu bilin (ve de sık sık hatırlayın).. Filmi izleyin, kendinizi iyi hissedeceksiniz… (John Lennon ile sohbet sahneleri için bile film izlenilmeye değer!) Şairin de dediği gibi Ağustos ‘kirli’ bir ay.. Çokça yüzün, bolca yıkanın.. ama dikkat edin, boğulmayın..

Bu Yazıyı Paylaş