12 Maymun: ‘90’lardan Bir Virüs Filmi…

12 Maymun: ‘90’lardan Bir Virüs Filmi…

Dr. İsmail Cem Karadut

Yazar // Aytink
Akademisyen

e-posta: [email protected]
Dr. İsmail Cem Karadut

Son Yazılar Dr. İsmail Cem Karadut (Tüm Yazıları)

Paylaş

Jared Diamond’ın, insanların son 13.000 yılını anlattığı kitabının ismi, “Tüfek, Mikrop ve Çelik”tir. Yazar insan uygarlığının tarihini bu üç kelime ile özetler: Tüfek, mikrop ve çelik. Ve ne yazık ki, bu üç kelime de bize ölümü anımsatır: Tüfek savaşı, mikrop salgın hastalıkları, çelik ise doğanın aşınması ve ölümüne sebebiyet veren sanayileşmeyi akla getirir.

12 Maymun Film Eleştirisi İncelemesi.

Bugünlerde mikrop meselesi, yeni koronavirüs sebebiyle diğer iki sorunun (savaş ve çevresel yıkım) önüne geçmiş bulunuyor. Bu yüzden yazıyı 90’ların önemli (bence kült) filmlerinden 12 Maymun’a (Twelve Monkeys) ayırdım.1995 yapımı olan bu filmi 1996 yılında sinemada izlemiştim, aşağıdaki fotoğrafta boğuştuğum sınıf arkadaşımla.  Ortaokuldaydık… Sinemadan çıktığımızda, filmden hiçbir şey anlamamıştık. Filmin ana karakteri Joe Cole (Bruce Willis), sürekli geçmişe gönderiliyor amma velâkin bir şey yapamıyordu. Yıllar geçtikçe, filmi defalarca izledim. Anladım mı bilmiyorum ama film beni her izlediğimde etkiledi.

 

Aslında bir mahkûm olan Joe Cole’un 2035’ten geçmişe gönderilmesinin sebebi, 1997 yılında 5 milyar insanın ölümüne sebep olan bir virüsün 1996 yılında kimin tarafından yayıldığını bulmasıdır. Cole ilkin yanlışlıkla 1990 yılına gönderilir; insanlığın bir virüs sebebiyle yok olacağını söylediği için Cassandra Kompleksi (geleceği bildiğini söyleme/sanma hastalığı) tanısıyla akıl hastanesine atılır. Burada doktor Kathryn Railly ile tanışır. Cole’un hastaneden hapishaneye, geçmişten geleceğe döndükten sonra yanlış tarihe gönderildiği anlaşılır.

12 maymun film inceleme

 

Bir daha zaman yolcuğuna çıkar, bu sefer de yanlışlıkla I. Dünya Savaşı’nda bir cepheye düşer. Bu kısa yolculukta küçük bir mermi yarası alır. Cole nihayetinde doğru tarihe gönderildiğinde, yani 1996’da Dr. Railly’i bulur. Cole için birkaç günlük süre, Railly için 6 yıldır ve doktor, Cole vakasından hareketle dünyanın sonunu bildiğini iddia eden hastalar üzerine çalışmaya başlamıştır. Cole, aldığı mermi yarasının da etkisiyle (zira doktor mermi yarasının I. Dünya Savaşı’ndan alındığını teyit ettiğinde Cole’un da gelecekten –geçmişten?- geldiğine inanmaya başlamıştır) artık Railly’e daha inandırıcı gelmeye başlamıştır ve Cole ile işbirliğine hazırdır. Beraber peşine düştükleri virüs onları radikal bir çevreci örgüte götürür: 12 Maymun Ordusu. Başında Cole’un tımarhanede tanıştığı, Jeffrey Goines (Brad Pitt) adında bir deli olan bu ordunun aslında ne tüfeği ne çeliği ne de mikrobu vardır.

 

12 maymun 1995

12 Maymun

Railly ile Cole gerçeği anladıklarında, yani virüsü kimin yaydığını anladıklarında çok geç olup olmadığı filmin son sahnesinde belli oluyor. (Zaten daha fazla filmi açıklamak “spoiler”a giriyor..) Filmde tekrar eden tema, Cole’un bir havalimanında gördüğü rüya.. Filmi açıklamak ya da önden anlatmak gibi olmasın ama şurası söylenmeden geçilmemeli: Cole kendi çocuk gözleriyle yetişkin halinin ölümünü sürekli bir rüya olarak görüyor ve rüya gerçek oluyor..   (Evet, kahramanımız filmin sonunda ölüyor; ‘mutlu son’ yok…) Bu rüyayı tekrarla görmesi yüzünden Cole’un ileri gelecekten bir hapishaneden seçilip zaman yolculuğuna gönderildiği filmden anlaşılmıyor. Bunu keşfetmek için 12 Maymun’un filmine esin veren “La Jetée” (İskele) adlı kısa filmi/oyunu izlemek/okumak da gerekiyor. Cole, bu zamanlar-arası ilginç rüyayı gördüğü için insanlığı kurtarmaya soyunduruluyor.

Nihayetinde, ‘kod adı’ Covid-19 olan bir virüsün salgını/saldırısı yüzünden herkes ‘eski günlerine’ ya da rutinine dönme özlemi içinde… Kimi bunalımda evinde, kimi ya mahcuben ya da mecburen sokakta..  Eski güzel günlere özlem sadece olağanüstü hallere özgü değil elbette… Herkes çocukluk yıllarını özler… Geçmiş, herkesi duygulandırır.. Bizi duygulandırsa da, üzse de, geçmişe bakmamızın sebebi aslında geleceğimizi görmek ve yaptığımız hatalardan ders çıkarmaktır. Çıkarıyor muyuz? Bilmiyorum.. Bildiğim; yüzyıllar sonra uygarlık tarihi üzerine bir kitap yazıldığında tüfeğin, çeliğin yeri belli olmasa da, canlı hayat var oldukça virüslerin/mikropların önemli bir yer tutacağı…

Bu Yazıyı Paylaş