Arada Kalanlar Bölüm 2 : Aşk ve Sevgi Arasında

Arada Kalanlar Bölüm 2 : Aşk ve Sevgi Arasında

İnsanlık tarihinde ülkeler kuruldu ülkeler yıkıldı, ne medeniyetler geldi geçti, ne krallar yönetti… Güç, para, başarı, yenilgi neler neler gördü bu dünya. Ama yaşanan her şeyin altında yatan tek bir kavram vardı. Sevmek…

Sevmek, tek bir duygudur. Fakat bunu ikiye bölen ve insanları arada bırakan muhalifler meydana çıktı. Ne zamanı belli ne derdi… Adı aşk ve sevgi…

Bu ikisinin ilişkisi günümüz tabiriyle toksik adı altında bir çok hezimete sebep olmuştur. Az önce bahsettiğim o medeniyetlerin çoğunun aşk yüzünden yıkıldığını bile söyleyebiliriz. Sevmek, o kadar büyük bir duygu ki onunla yarışmayı göze alamayanlar çareyi güç ve parada ararlar. Lakin hepsinin sonunu hazırlayan ise ne aşktır ne sevgi… Bunun tek bir ismi vardır. O da sevmek ya da sevememek…

Gelin bunu biraz daha irdeleyelim.

Aşk, kimsenin inkar edemediği bir kavramdır. Yaşamadım diyen yalan söyler. Her insan aşık olur. Onun için delice durumlara girer. Aşkta yapılan hataların ya da içine girdiğiniz durumların bir açıklaması yoktur. Size göre hepsi anlamlıdır. Ne olacaksa onun için olacaktır. Gözüne bir perde iner ve onun için çıktığın bu yolda her şey mübahtır. Elde ettiğin takdirde ise o artık senin zaferindir. İşte kilit nokta burası. Zafer… Tehlikenin başladığı yer. Aşkın bittiği ve yeni bir hikayenin başlayacağı an. Artık o adrenalin yerini durağan bir hayata bıraktığı için keyif almamaya başlayacaksın. Rutinlerin olacak. Güzel şeyler olacak elbette ama sonu hep aynı olacak. Mum gibidir aşk. Önce yakarsın, o alev aydınlatır seni. Sonra mum eridikçe küçülürsün ve yanan alev bile siyah duman atmaya başlar. Sonra ne o alev parlaktır ne mum ayaktadır…. Bir bakmışsın bitip gitmiş aşk…

Peki ya sevgi… Sevgi nedir desek, gerçek olan o deriz çoğumuz. Sevginin yeri kutsaldır. Aşk gelip geçicidir gibi özlü sözlere maruz kalırız. Sevgi masumdur belki ama, kendi içinde çok bencildir. Hep kendini haklı bulur. Çünkü onun için doğru olan o, seni düşünen o, günahıyla sevabıyla seven o… Seni esir alır farkında bile olmazsın. E ne güzel işte diyebilirsiniz. İyi ama neden biz bağımlı olmaya mahkum ediliyoruz her seferinde diye sorarım… Sevgi aşkın olgunlaşmış halidir. Ergen olan aşk, büyüyünce sevgi olur aslında. Yani yedisinde neyse yetmişinde de o… Aynı iki kavram. Biri tecrübeyle sizi sarar diğeri çaylaklığıyla.

O zaman hangisi gerçek? Aşk mı Sevgi mi?

Biz her konuda olduğu gibi bu konuda da süslemeler, abartılar ve büyük lafları severiz. Fakat duygunun temeline bakmak gerekiyor. Aslında bizi biz yapacak olan, uzun hikayelerin yazılacağı ve tüm bunların çözümü ufak bir farkındalık… o da “Sevmek”…

Dil bilgisinde olduğu gibi köküne bakalım. Sev, mastar gelince “Sevmek” oluyor. Bu kadar basit ve anlamlı. Aşk demeye sevgi demeye ya da çeşitlendirmeye gerek yok. Çünkü sevmek çeşitlendiğinde yan etkileri de büyük oluyor. Temiz ve gerçek bir duygu olarak kabul edelim ve sevelim. Sevince geriye kalan tüm hatalar da içine girdiğiniz durumlar da anlam kazanacaktır. Adına hata demeyeceğimiz bir yaşanmışlık olacak. Dünyada olan savaşların, işgallerin, acıların temeli sevgisizlik değil, “sevememektir”. Çünkü bu duygu basit olduğu kadar sorumluluğu da yüksektir. Sevmenin birinci kuralı da o sorumluluğu almaktır.

“Arada Kalanlar” Bölüm 1 : Geçmiş İle Gelecek Arasında

Yeni icatlar çıkarmıyorum merak etmeyin. Ya da sosyal medyada dönen motivasyon videolarındaki gibi tavsiye de vermiyorum. Haddim de değil… Bu serinin amacı sadece farkındalık… Basiti ve gerçek olanı görebilmek. Diğer yazımda geçmiş ve geleceği yazmıştım. Şimdiyi göremediğimizi anlatmıştım. Bu yazımda ise aşk ve sevgi vardı. Ama ikisinin de gerçek adını unutmuştuk. Belki sevmek daha anlamlı hale gelir bunu okuduğunuzda…

Yazımın sonunda sevgiler demek isterdim eğer bu bir mail olsaydı… Ben kendi içimden geleni yazayım.

Sevmek ve sevilmekle…

Bu Yazıyı Paylaş

Hüseyin Koyuncu

Aytink.com Yazarı // Senarist & Oyuncu