Örümcek Adam

Örümcek Adam

Birden Çok Alem, Birden Çok Kader, Birden Çok Ağ: Bir Süper Kahraman Hikayesi (Belki de En Güzeli…)

Hegel’e göre, başlangıçta saltık/mutlak us vardır; tarih, kaybedilen bu usun daha yüksek bir aşamada tekrar elde edilmesinin tarihidir. [Yani, tarihin başı da sonu da bellidir; zaman bir amaca doğru ‘akar’ gider..] Marx’a göre de, başlangıçta ilkel/sınıfsız komünal toplum vardır; tarih, daha yüksek bir aşamada sınıfsız topluma varılmasının tarihidir. [Yani, Hegel de Marx da bir ‘son’a ya da varılacak bir amaca işaret ediyorlar ki buna ilgili literatürde ‘teleoloji’ deniyor…]

Son yirmi yılının hesabını bu filmler üzerinden yapabilirsiniz

“İyi de bunun Örümcek-Adam filmiyle alakası ne?” diyecek olursanız, yanıtım, “Eve Dönüş Yok”u (EDY) izledikten sonra, bundan önceki bütün filmlerin aslında bu filmi çekmek için yapıldıklarını düşünmüş olmam. Kısaca, bu filmle birlikte amaç hâsıl oldu diyebiliriz! Gerçekten de filmi izledikten sonra, EDY’nin hikaye ve kurgusuyla 2000’lerin başlarından itibaren çekilen Örümcek-Adam filmlerini büyük bir ustalıkla bir araya getirdiğini söyleyebiliriz, öyle ki diğer bütün filmlerin bu film için var olduklarını iddia edecek kadar.. Peki bu nasıl oluyor? Afişteki diğer büyük kahramanla: Dr. Strange. Marvel karakterlerinin ‘Zeus’u olarak değerlendirebilecek Dr. Strange filme yeni ‘pencereler’ açıyor. Pencereler derken de zamanda ve mekânda ve de farklı alemlerde yolculuk edebileceğiniz geçitlerden bahsediyorum.

Pandora’nın Kutusunu Kapatmak: Hayalet Avcıları Öteki Dünya

Film bu noktada ve bu filmde bahsettiğimiz “Örümcek-Adamları” bir araya getiriyor: Sam Raimi’nin üçlemesi (2002, 2004 ve 2006), Marc Webb’in “the Amazing Spider-Man” adındaki ikilemesi (2012 ve 2014) ve nihayetinde Jon Watts’ın ev temalı üçlemesi (2017~Homecoming / 2019~Far From Home ve 2021~No Way Home). İnsan son yirmi yılının hesabını bu filmler üzerinden yapabilir; anılarını, arkadaşlarını, hüzünlerini, sevinçlerini devşirebilir! (bu filmi izleyince aklıma tarihin gelmesi belki bundandır… zira Örümcek-Adam ‘80’lerde ve ‘90’ların başlarında doğanları çocukluğunda çizgi-film, gençliğindeyse film olarak hiç yalnız bırakmamıştır..)

Örümcek-Adam filmlerindeki mesele: dünyayı kurtarırken kimliğinin hep gizli kalması

EDY’nin diğer bir ‘toplayıcı’ ve teleolojik özelliği, anılan filmlerdeki hasımların hepsini bir filmde göstermenin yanında, mevzu bahis edilen etik soruları da filmde öne çıkarması.. Olayların akışında, Örümcek-Adamı Dr. Strange’e götüren de bu zaten.. Bütün Örümcek-Adam filmlerindeki mesele, kahramanımızın dünyayı kurtarması ama kimliğinin hep gizli kalması… Başka bir şekilde söylersek, “karşılıksız iyilik yapmak”. Filmde, tanınmak istemenin Örümcak-Adam’ın başına açtığı sorunları göreceksiniz. Göreceğiniz sadece bu değil.. Birden fazla alemde, Örümcek-Adam’ın aynı kaderi paylaştığını da izleyeceksiniz. Acının, sevincin, sevginin, nefretin, sorumluluğun, dayanışmanın alemden aleme fark etmediğini ve özgül ağrılıklarının değişmediğini de izleyeceksiniz. Örümcek-Adam nereye gitse, sahip olduğu büyük gücün büyük bir sorumlulukla birlikte geldiğini göreceksiniz.. Ve onun hep bir acı kayıp yaşadığını ve o kaybın kahramanımızı daha fazla iyilik yapmaya sevk ettiğini.. Bunları yazarken rahatım zira filmin detaylarını vermek hatta oturup size satır satır anlatmak sizi bu filmi görme zorunluluğundan azade kılmıyor..

Kısacası; bu film anlatılmaz, izlenir. Benim bu yazdıklarım, ne bir değerlendirme ne de bir eleştiri; sizi sadece filme hazırlamak içindi… P.S.: Cast’ın sonuna kadar bekleyin.. Set çaycısının ismini bile gözünüze sokuyorlar (emeğe saygı!) ama değiyor…

 

 

Bu Yazıyı Paylaş