Doğru Çalışma Alanı Nasıl Oluşturulur ?
Eğitim – öğretim hayatında, sınava hazırlıkta veya bir yetişkinin sorumluluklarını yetiştirebilmesi adına zaman yönetimine sürekli kafa yoruyoruz. Artan ödevler, zorlaşan sınav başarısı ve her gün yenisi eklenen sorumlulukları düşündüğümüzde zaman yönetimiyle ilgili sorulardan kaçmak neredeyse imkânsız. Bu nedenle doğru çalışma alanı oluşturmak her zamankiden daha da önemli!
Başarıyı istediğimiz takdirde birçok değişkeni gözetmemiz gerektiğini düşündüğümüzde ise; zaman yönetiminin yanında çalışma alanının yönetiminin de büyük önem taşıdığını anlayabiliriz.
Çalışma alanının nasıl olması gerektiği, masa düzeninin nasıl olması gerektiği, odanın ne gibi özelliklere sahip olması gerektiği ile ilgili araştırmaya giriştiğimizde ise çoğunlukla yüzeysel veya yalnızca belli noktalara odaklanmış kaynaklarla karşılaşıyoruz. Bunu göz önüne aldığımda nispeten daha detaylı, her noktayı ele almaya çalışan ve açıklayıcı bir yazı yazmaya karar verdim. Hepimizin farklı imkanlara sahip olduğunu unutmadan, zaman yönetiminde olduğu gibi çalışma alanı yönetiminde de amacımızın verimi arttırmak olduğunu hatırlatarak devam ediyorum.
Çalışma alanının doğru yönetimi zaman yönetiminde de kolaylık sağlamaktadır.
Umuyorum ki her madde öğrencilerimizin veya yetişkinlerin çalışma süreçlerini daha verimli hale getirecek ve daha başarılı günlere adım adım yaklaşmasına katkı sağlayacaktır.

- Çalıştığınız alanın aydınlığı önemli bir etkendir. Göz yorucu bir aydınlık dikkatimizi dağıtabilirken, loş bir aydınlık motivasyonumuzu düşürebillir. Yeteri kadar aydınlık bir ortamda çalışmalı ve ışığın karşınızdan değil arkanızdan gelmesini sağlamalısınız.( Çok güçlü veya direkt olarak karşınızdan gelen ışıklar sizi daha fazla yoracaktır.)
- Kalemlerinizi, defterlerinizi, kitaplarınızı, tabletinizi vb. öğrenme-çalışma materyallerinizi olabildiğince toplu tutmaya çalışın. Böylelikle alanınız her zaman daha çekici olacak ve materyallere ulaşımınızı kolaylaştıracaktır.
- Her insanın farkına varamayacağımız bir dikkat ve algılama kapasitesi vardır. Biz ne kadar istediğimiz noktaya tüm dikkatimizi verebileceğimizi düşünsek de işin gerçeği öyle değildir. Çalıştığınız alanda bulunan her materyal beyninizin dikkat vermesi gereken bir zorunluluğa dönüşecek ve dikkatinizi bölecektir.
- Bu durum çalışırken müzik dinleme alışkanlığı için de geçerlidir. Müziğin ne kadar dikkatinizi veya motivasyonunuzu attırdığını düşünseniz de büyük oranda olumsuz bir etki yaratmaktadır. (Çok bunaldığınız veya dinlenmeye ihtiyacınız olduğunda ise sözü bulunmayan, enstrümantal müzikler yardımcı olabilir.)
- Bireysel olarak çalışırken veya ders dinlerken anlık not alma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Bunun için masanızda not alabilmek adına boş bir alan bırakmalısınız.
- Oturma pozisyonunuzu olabildiğince rahat edebilecek şekilde ayarlamalısınız. Dik bir şekilde yazı yazmanızı veya çalışmanızı sağlayacak bir pozisyon yakalamalısınız. (Gerekirse minder veya köşe yastıklarından yararlanabilirsiniz.)
- Çalışma masanızı yatağınızdan veya kanepenizden olabildiğince uzakta tutmak faydanıza olacaktır. Gözünüze daha rahat görünen alanlar uzaklaştıkça çalışma alanınızda kalma süreniz artacaktır. Yatakta, kanepede uzanarak veya sehpanın üzerinde iki büklüm bir şekilde çalışma yapmamak gerekir. Çalışma yalnızca bu amaç için düzenlenmiş masada yapılmalıdır.
- Yatakta veya kanepede çalışmak beyninize şekerleme veya uyku için hazır olduğunuz mesajını iletecektir. Kesinlikle kaçınmak gerekir.
- Sandalyeniz, masada çalışma esnasında rahat ettirecek yüksekliğe uygun olmalıdır. Alçak veya yüksek masalar kol veya sırt ağrılarına yol açabilir. Ayrıca çalışma esnasında uzun süreler geçireceğinizi göz önüne alırsak, olabildiğince rahat ve uzun sürelerde sizi yormayacak bir sandalye seçimi önemlidir.

- Çalışmaya devam edebilmek veya motive bir şekilde başlayabilmek için ufak detaylar fayda getirebilir. Göz ucuyla arada bakabileceğiniz bir yerde sevdiklerinizin fotoğrafını veya okuma ihtiyacı hissettiğiniz bir mottoyu(sözü) bulundurabilirsiniz. Böylece motivasyonunuz yükselebilir ve devamını sağlayabilirsiniz.
- Ferah ve iyi havalandırılmış ortamlarda çalışmak her zaman bizi motive eder. Uzun zaman havalandırılmamış ve oksijeni düşük seviyelere inmiş bir ortam enerjimizi ve motivasyonumuzu düşürecektir. Siz de çalışma alanınızı arada havalandırarak çalışma isteğinizi yükseltebilirsiniz.
- Çalışma esnasında vücudumuz uzun süre hareketsiz kalacağı için ağrılarla, karıncalanmalarla karşılaşabiliriz. Bunun yanında hareketsiz bir vücut zihnimizin de yavaşlamasına yol açabilir. Bunun önüne geçebilmek için belli aralıklarda(20 veya 30 dakikada bir gibi) kısa esneme molararı vermek faydalı olacaktır. Bunun yanında kıymetli bir velimden yakın zamanda öğrendiğim, göz sağlığı için 20-20-20 kuralını da uygulamak gerekir.(20 dakikada bir 20 saniye 20 metre uzağa bakmak)
- Odanın renk seçimi ufak bir detay olsa da çalışma alanında çok dikkat dağıtıcı parlak renkler yerine açık mavi, beyaz gibi yumuşak renkleri ve pastel tonları tercih etmek dikkat dağınıklığının önlenmesinde fayda sağlayacaktır.
- Masada bir saat veya kronometre bulundurulabilir. Bu, çalışma sürelerini ve mola aralıklarını düzenlemeyi kolaylaştırır. Ayrıca yetiştirmemiz gereken ödevlerin veya sorumlulukların kalan zamanını daha kolay kontrol etmemizi sağlar.
- Çalışma alanımızın temizliği ile ilgili bir rutin oluşturulmalıdır. Toz ve dağınıklık zihinsel yorgunluk yaratır. Zihnimizi daha dinç tutabilmek adına çalışma alanı haftada en az bir kez düzenlenip temizlenmelidir.
Büyük başarılar ve ilerlemeler daima küçük detaylarda saklıdır. Bir hedef doğrultusunda sağlam adımlarla ilerlemek ve istediğimiz noktaya ulaşmak için verimimizi olabildiğince üst seviyeye taşımamız gerekir. Çalışma alanımızı düzenlemek de gayret etmemiz gereken konular arasında en önemlilerinden biridir. Her öğrencimizin ve bizlerin verimli bir alanda verimli zamanlar geçirmesini; böylelikle hedefine ulaşmasını diliyorum.