Şimdi Okullu Mu Olduk?

Şimdi Okullu Mu Olduk?

Sevgili anne babalar;

“Ha doğdu ha doğacak…

Ha doydu ha doyacak…

Ha uyudu ha uyuyacak…

Ha yürüdü ha yürüyecek…

Ha konuştu ha konuşacak…”

 derkeeeeen sıra geldi:

 “Okumayı ha söktü ha sökecek” kısmına.

Çantalar, su mataraları, renkli renkli kalemler, stickerler hazırlanmaya başlanmıştır muhtemelen evlerinizde. Peki siz hazır mısınız hey heyleri pardon harfleri, heceleri, kelimeleri evinizde misafir etmeye … Çünkü birinci sınıf sadece çocuklar için değil, anne babalar için de yepyeni bir dönem.

Şu an çoğunuzun aklında türlü sorular ve endişeler vardır nerden biliyorsun deme kendimden. İkizlerimi tuvalet eğitimi sürecinden nasıl korktuysam birinci sınıftan da o kadar korkuyordum. Sonuç olarak süreç önce soğuk da girince alışıyorsun. Benim gibi endişeli ebeveynler varsa o süreçte işimi kolaylaştıran bazı tecrübelerimi paylaşmak istedim.

Çünkü siz ne kadar sakin ve sürece adapte görünürseniz çocuğunuza da o kadar faydanız olacaktır.

Okul açılmadan rutinler oluşturun

Çocuklarımız okul öncesi eğitim aldığı için okul disiplinine sahiptir ama araya giren yaz tatili uyku düzeninde, ekran süresinde esneme oluşturmuştur. Bu yüzden okul açılana kadar erken saatte uyuyup uyanmaya alışması gerekir.

Ekran süresi kullanımı belli saatler arasında sınırlandırılması ve bu konuda mümkün mertebe tutarlı olunması çocuğumuzun hem sağlığı hem diğer sorumluluklarına zaman ayırması açısından oldukça önemlidir.

Ben çocuklarıma dikkat geliştirme setleri kullanmıştım. Bunları kullanmaktaki amacım her akşam bir sayfa da olsa uğraşırlarsa okul açıldığında ödev yapmalarına olumlu aktarım sağlayacağını düşünmemdi ki umduğum gibi de oldu.

Her çocuğun öğrenme sürecinin kendine özgü olduğunu unutmayın

Evet okul açıldığında bazı çocukların okuma yazmayı öğrendiğini göreceksiniz. Hemen telaşa kapılmayın. Çocuklar düzenli çalıştığı sürece zaten zamanı geldiğinde okumayı sökecekler. Yarış içerisine girmelerinin hiçbir anlamı yok.

Küçük Bir Vicdan Meselesi

*Okuldan sonra sohbet

“Günün nasıldı?” diye sorsak herhangi birine en fazla iyi, kötü ya da yorgun diyerek geçiştirirken küçücük çocuklara bu soruyu sorarak okul günlüğünün z raporunu almaya çalışırız. Bunlar yerine:

“Bugün seni en çok ne güldürdü, ne üzdü, ne kızdırdı, ne mutlu etti?”

“İlginç bir şey öğrendin mi?” tarzında sorular sormak çoğu zaman çocuğumuzla daha samimi bir iletişim oluşturacaktır.

*Çocuğunuzun çocukluğunu unutmayın

Her ne kadar eğitim öğretim hayatının ciddi bir dönemine geçmiş olsa da yaşları gereği oyuna muhtaçlar. Bu yüzden ben o dönemde önce oyun oynayıp sonra ödeve geçecek şekilde planlamıştım. Kelime oyunları, ritmik sayma oyunları ile siz de bu sürece dahil olup eğlenceli öğretiler yapabilirsiniz. “Ödevini ne zaman yapacaksın?” demek yerine “Ödevini yemekten önce mi sonra mı yapmak istersin?” diye tercih hakkı sunmak çok daha olumlu sonuç verecektir.

Kıymetli ebeveynler,  onlar da biz de hayatımızın bu döneminin acemisiyiz. Yepyeni bir yolculuğun başındayız. Onlar da hata yapacak biz de. Bırakın yanlış yazsın, biraz karalasın. Ben ödevimi yapmadım deyip gerekirse öğretmeninden zılgıtı yesin. Davranışlarının sorumluluğunu almayı öğrensin.

Her şeyi zamanı geldiğinde öğrenecek zaten önemli olan biz ebeveynleri tarafından başarı ve başarısızlık durumlarına bakmadan onu koşulsuz sevdiğimizi hissetmesidir.

Hadi bakalım

Bu Yazıyı Paylaş

Tuğba Pekbalcı

Edebiyat Öğretmeni