Okula Başlarken
Her başlangıçtan önce yapılması gereken ön hazırlıklar vardır. En önemli başlangıç ise öğrencilerin vaktinin birçoğunu geçireceği okula ve yeni eğitim – öğretim sezonuna yapacağı başlangıçtır. Bu sebeple en kıymetli varlıklarımız olan çocuklarımızın ve gençlerimizin yeni eğitim sezonuna hazırlığı konusunda velilere belli sorumluluklar düşmektedir.
Birçok veli çocuğunu yeni sezona veya okul başlangıcına nasıl adapte edebileceği konusunda soru işaretleriyle yaşamaktadır. Bu yazı ile akla gelebilecek soru işaretlerini gidermeyi umuyorum.
- Bu yazımda her öğretim düzeyine hitap etmeye çalışacağım. Maddeleri bu bilginin ışığında okumanız daha faydalı olacaktır.
- Görece uzun bir yazı olabilir fakat olabildiğince sadeleştirdiğimi belirtmek isterim, daha kısa bir şekilde anlatmak maalesef faydasız olacaktır.

Okula başlarken veya yeni sezona geçerken dikkat edilmesi gereken noktaları madde madde ve kısa açıklamalarla belirtmeye çalışacağım.
1. Okula Başlarken Psikolojik Hazırlık
- Hazırbulunuşluk. Uzman bir eğitim danışmanı veya pedagog ile okula veya sınava hazır bulunuşluk düzeyini ölçen testlerin yapılması ve bu konuda görüşülmesi gerekir. Öğrencinin dikkat, motivasayon ve kaygı gibi mental süreçlerinin tespit edilmesi ve gerekiyorsa belli çalışmaların yapılması çok önemlidir.
- Okul motivasyonu. Çoğu öğrenci çevre etkilerinden dolayı okul hakkında olumsuz ön yargılara sahip olabilmektedir. Okulun sosyal ve akademik getirileri öğrenciyle pozitif bir dil aracılığıyla konuşulursa okula uyum süreci hızlanacaktır.
- Hedef Belirleme. Özellikle sınav öğrencilerinde belli bir hedef doğrultusunda çalışmak çok önemlidir. İstenen okul veya mesleğin net hedefler olarak belirlenmesi, çalışmaların bu doğrultuda ilerlemesi öğrencinin motivasyonunu ve duygusal dayanıklılığını arttıracaktır. Burada aileye düşen en kritik nokta ise eğitim sürecinin sonu veya sınav sonucu ne olursa olsun öğrencinin yanında olduğunu dile getirmesi ve hissettirmesidir.
2. Düzen Hazırlığı
-
Uyku.Öğrencilerin çoğunluğu tatil zamanlarında düzenli bir uyku sürecinden uzak kalmaktadır. Uyku, zihnin ve bedenin dinlendiği; aynı zamanda öğrenmenin en yoğun gerçekleştiği süreçtir. Bu gerçekler ışığında uyku düzeni olmayan bir öğrencinin motivasyonunun ve başarısının olumsuz etkileneceği apaçıktır. Aynı zamanda uyku düzenini oturtmak için okulların açılmasını beklememek ve en az bir hafta öncesinden bu düzene yavaşça geçmek süreci kolaylaştıracaktır.
-
Beslenme.Dengeli bir beslenmenin önemi günümüzde fazlasıyla bilinmektedir. Öğrenciler için biraz daha dikkat etmemiz gereken noktalar vardır. Şeker içerikli besinlerden uzak bir kahvaltı, fındık-badem gibi enerjiyi toparlayıcı kuruyemişlerle ara öğün, olabildiğince hafif ve yağsız bir akşam yemeği eğitim-öğretim sürecine pozitif bir katkı sunmaktadır. Bunun yanında uyumaya yakın içilen kahve, yenilen meyve vb. öğünler de uykuya geçişi zorlaştıracağı için uzak durulması gerekir.
- Çalışma alanı. Öğrenme sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için evde devam eden çalışmalar pekiştirici görevi üstlendiği için önemlidir. Bu çalışmaların verimli olabilmesi için öğrencilerin doğru bir çalışma alanına sahip olması gerekmektedir. Yeterli aydınlatmaya sahip, sessiz ve olabildiğince huzurlu bir çalışma alanı verimi yükseltecektir. Bunun yanında öğrenci mutlaka kendi masasında çalışmalı, ailesinin yanında veya uzanarak çalışmamalıdır.
- Haftalık plan. Az önce bahsettiğimiz evde devam eden çalışmaların ve kursların, etkinliklerin vs. yer aldığı bir haftalık plan oluşturulması gerekir. Böylece öğrencinin zihninde oluşabilecek bir karmaşayı önleyebiliriz. Aynı zamanda unutmamalıyız ki plansız bir şekilde başarıyı yakalamak mümkün değildir.
- Sağlık kontrolü. Öğrenci için yapılması gereken rutin bir sağlık kontrolü varsa veya rahatsızlıktan kaynaklı bir hekim desteği gerekiyorsa, bunların okul açılmadan yapılması daha iyi olacaktır.

3. İletişim hazırlığı
- Öğretmen ve Okulla Görüşme. Sene içerisinde kullanılacak ders programı, öğretmen ve yöneticiyle iletişimin nasıl kurulacağı, öğrencinin sınıfı, kırtasiye gereksinimleri gibi bilgilerin önceden alınması velilerin ve öğrencilerin uyum sürecini kolaylaştıracaktır.
- Aile içi görev paylaşımı. Öğrencinin ödevleri, ulaşımı, öğretmenleri ve okuluyla iletişimin kurulması gibi konularda ebeveynlerin okul başlamadan önce görev paylaşımında bulunması, okul başladığında yaşanabilecek karmaşaların önüne geçecektir.
4. Dijital ve Sosyal Hayatın Dengesi Hazırlığı
- Ekran süresi. Günümüzün en büyük sorunlarından birisi çocukların ve gençlerin; hatta biz yetişkinlerin olması gerekenin çok üstünde ekran sürelerine sahip olması. Öğrenme sürecinin hemen hemen her noktasını olumsuz etkileyen uzun ekran sürelerinin önüne geçmek yapılması gereken en kritik hazırlıklardan birisidir. Okul başlamadan kademeli olarak azaltılması gereken ekran süresi okullar başladığındaysa belli gün ve saatlere indirilmelidir. Örneğin; pazar günü 1-2 saat süreyi geçmeyecek şekilde planlanması. Bunu başarabilmek elbet kolay olmayacaktır fakat ebeveynlerin örnek oluşturması, ekranın yerini alabilecek etkinlikleri desteklemesi ve bu konuda kararlı olması önem teşkil etmektedir.
- İnternet güvenliği. İnternet ağı sayesinde ulaşamayacağız bir şey hemen hemen yok gibi. Burada tehlikeli olan ise öğrencilerin olumsuz içeriklere de kolayca ulaşabiliyor olması. Bunun önüne geçmek için telefon uygulamalarını ve internet dolaşımını kontrol eden bir program kullanmak güvenliği arttıracaktır.
- Arkadaşlık İlişkileri. Sosyal ilişkilerin gittikçe zayıfladığını ve bu zayıflamanın hem beynimiz hem de yaşantımız üzerindeki olumsuz etkilerini açıkça görebiliriz. Sosyal gerilemedeki olumsuz etkileri öğrencilerden uzak tutabilmek için onları arkadaşlık ilişkileri boyutunda mutlaka desteklememiz gerekir. Arkadaşlık ilişkilerinin dijital dünyadan ziyade somut bir şekilde hayatın içerisinde olması ise bir diğer kritik noktadır.

Eğitim – öğretim sürecinin ve başarıyı yakalamanın günümüzde daha zor olduğu gerçeğini ve çocuklarımızın – gençlerimizin bize göre daha zor bir öğrenim hayatının olduğunu daima hatırlamamız gerekiyor. Hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeli, kararlı durmamız gereken yerler olduğu gibi onları sevgiyle daima kabul edeceğimizi hissettirmemiz gereken yerler olduğunu da unutmamalıyız.
Tüm öğrencilerimize başarılı ve mutlu bir öğrenim hayatı diliyorum…