Doksanlı Yıllar Candır …

Doksanlı Yıllar Candır …
Yaşar Can Yoldaş

Paylaş

Ben ve benim gibi düşünen insanlar için, şüphesiz en kıymetli olanlarıdır doksanlı yıllar geride bıraktıkları yıllar arasında.

Doksanlarda Sokakta Oynamak

Doksanlı yıllar… O özlemle andığımız, anlatırken duygulandığımız, hatıralarımızı, çocukluğumuzu, gençliğimizi, arkadaşlıklarımızı, şimdikilerden daha da zevkli olan oyunlarımızı ve daha nicesini bu yazımızda  birazda olsa Doksanlı yılları anımsamaya ne dersiniz ?

Misket Oynamak

Çocuktuk biz doksanlı yıllarda. En saf, en heyecanlı, en deli dolu çağlarımızdı bizim doksanlar. Arkadaşlarımızla birlik olur okuldan geldiğimiz gibi sokağa atardık kendimizi. Akşam ezanı okununca evde olmamız tembihlenirdi ama korkmazdık vakit geçince. Çünkü bilirdik o zamanlar bize hiçbir şey olmayacağını.Tek korkumuz, ya babamdan önce evde olamazsam idi. Ki çoğunlukla da olamazdık zaten.Çoğu zaman okul kıyafetlerimizi bile değiştirmezdik dışarı çıkarken. Arkadaşlarımızı bekletmeyi sevmeyen onlara değer veren çocuklardık biz. Rengarenk bilyelerimiz, o dönemin popüleri tasoları ama en önemlisi de mahalle maçlarımız vardı bizim. Top’un sahibi kimse kuralları da o belirlerdi belki mızıkçılık yapardık ama hırslı çocuklardık biz.

Dışarı çıkmaya pek izini olmayanlarımız vardı bir de. Onların ise en büyük eğlencesi şimdiki bilgisayarların o dönemdeki modeli adaptörü sürekli ısınan atariler idi.Mahalle kavramı vardı hayatımızda herkesin herkesi tanıdığı, mahalle bakkalının yaşlı amca olması, her şey hakkında bilgisi olması ve daha bir yığın güzel anılar. İşte bunlarda özlemle hala aradığımız doksanlar tatlarından.

Tasolar

Tüm bunların da dışında aslında en önemlisi sonsuz güveni vardı insanların o zamanlarda birbirlerine. Dostluk en önemli şeydi hayatımızda. Şimdiki gibi herkes kendi çıkarlarını değil ortak hedefleri düşünür ona göre hareket ederdi. Seneler geçtikçe insanlarda kendilerinden geçtiler. Menfaatler ön plana çıktı ve onun dışında hayatımızda önemi olan tek şey ‘PARA’ oldu.

Bu günleri yaşadıkça o güzel günlerin kıymetini bir kez daha anlıyor insan. Doksanlarda yaşamış olmak her zaman söylediğim gibi bir ayrıcalıktır benim gözümde.

İşte bu yüzden Doksanlar Can’dır…

Bu Yazıyı Paylaş