Benim Adım Orman

Benim Adım Orman

Ne kadar güzel ve derin bir şarkıdır. Söz konusu Şebnem Ferah olunca şarkıları insana neler neler düşündürür. “Benim adım orman, örtü yaptım yapraklardan” denince tam bir anaçlık, sahiplenilme, koruma kollama gelmiyor mu akla?

Yaşamda bazılarımız bunu görevi olmasa da çokça üstlenir. Bir sorun varsa destek olma, karşıdakini sahiplenme ve de çözüm bulma işi vs. vs. Böyle bakınca ne hoş. Keşke yaşamda bizim için de bunları koşulsuz yapanlar olsa demiyor mu insan? Peki, bir de şöyle bak:

Kurtarıcı Rolünün Arka Planı

Neden bazılarımız bu kadar anaç ya da sorun çözme eğiliminde olur? Bu gerçekten işlevsel mi yoksa sadece geçmiş yaşantımızdan öğrendiğimiz bir şey mi? Hadi birlikte bakalım…

Çocukluk döneminde ebeveynlerinin duygusal veya fiziksel yüklerini taşımak zorunda kalmış bireyler, erken yaşta yetişkinlik rolünü istemsizce yüklenir. Hal böyle olunca da yetişkinlikte kurtarıcı ve anaç tutum takınmalarına yol açar. Hatta bazen bu “başkalarına faydalı olduğum sürece değerliyim ve sevilirim” inancı ile de alakalı olabiliyor.

Olaya bir de bu bakış açısından bakınca ne kadar çözüm odaklı ve yapıcı dediğimiz güçlü bireyler, aslında çoğunlukla yukarıdaki benzer tablolardan geçmiş olabiliyorlar. Bizler bazen yüzeysel bakarken olaylara, bunların arka planlarındaki nedenleri göremiyoruz elbette…

Yaralı Şifacı Arketipi

Carl Jung, başkalarını iyileştirmeye, korumaya ve kurtarmaya adayan kişilerin arkasındaki miti “Yaralı Şifacı” arketipiyle açıklar. Bir insan başkalarında neyi onarmaya ve kurtarmaya çalışıyorsa aslında kendi ruhunda kanayan ve henüz şifalanmamış bir yara vardır der. Şey gibi düşünün; sanki kendine faydalı olamamış ve başkalarına temas ederek kendine yakınlaşmaya çalışan biri ya da bunu karşısındakinden görememiş, eksikliğini hissetmiş ve başkasının eksik hissetmesine izin vermek istemeyen biri gibi.

Arka planda ne kadar olasılık var düşününce… Sadece alıcı olurken koşulsuzca her şeyi bazen vermeyi de unutmuyor muyuz? Almak iyi hoş da bir de umutları ve yaşam sevincini paylaşmayı denemeye ne dersiniz? Bir orman örtüsünün altında bolca oksijenle yaşamak oldukça rahatlatıcı hissettirse de sen o şifacı ormanın kendisi olmaya ne kadar yakınsın? Peki, bir de döngülere böyle bakınca senin çevrende nasıl kişiler var? Her şeyden önce sen nasıl birisin, bir düşün bakalım.

Bu Yazıyı Paylaş

Eylül Camkıran Devedaşı

İngilizce Öğretmeni