Rüzgar Türbinleri Bulundukları Yerin İklimini Değiştirir mi?

Rüzgar Türbinleri Bulundukları Yerin İklimini Değiştirir mi?
Sosyal Medya

Özkan Tarkan

Yazar // Aytink
Radyo Programcısı, Sigortacı
Bilgi Paylaştıkça Çoğalır...
Özkan Tarkan
Sosyal Medya

Paylaş

Bu yazıda “Rüzgar Türbinleri Bulundukları Yerin İklimini Değiştirir mi?”sorusuna cevap aramaya çalışacağız.

Geçtiğimiz günlerde arkadaş ortamında havadan sudan konuşurken, 2 senedir Balıkesir’e doğru düzgün kar yağmadığından açıldı konu. Her ortamda olduğu gibi bizimde içimizde abartmayı sevenler vardı elbette, bir tanesi çıkıp artık klişeleşmiş bir şekilde “Amerikanın oyunları bunlar, iklimimize bile bulaştılar” diyerek ortamda kısa bir sessizlik yaratmayı başardı, ancak bu konu üzerinde fazla durmadık tabi. ( Tamam hadi buna inanalım desek bile, Amerika Türkiye üzerinde iklimi değiştirecek olsa o şehir Balıkesir mi olurdu? 😊 ). Sonrasında sessizliği “Balıkesir’in etrafına rüzgar gülleri yapıldığından beri havalar iyice şaşırdı!” cümlesi bıçak gibi kesti. Benim de aklıma takıldı, ilk duyduğum andan itibaren bana çok mantıklı geldi, çünkü rüzgar türbinleri olmadan önce hava olayları gayet normaldi. Ben de oturdum araştırdım, bu konuyu benden başka aklına takan varsa diye burada da paylaşmak istedim…

Konuya girmeden önce ufak bir bilgilendirme:

Petrol, kömür, doğal gaz gibi yenilenemez enerji kaynakları hızla azalırken bilinçli tüketiciler ve pek çok ülke yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş durumda. Her geçen gün daha çok rağbet gören ve önemi artan yenilenebilir enerji kaynakları arasında dikkat çeken rüzgar enerjisi aslında bize çok uzak bir enerji kaynağı değil. Yüzyıllar önce kullanılan yel değirmenleri buğday öğütmek ve su pompalamak gibi işleri rüzgar gücünden faydalanarak gerçekleştirmekteydi. Bugün yel değirmenlerinin yerini rüzgar türbinleri almış durumda.

Rüzgar türbinleri nasıl çalışır?

Rüzgar türbinlerini çalışma prensibi aslında oldukça basittir. Enerji üretiminin başlangıç noktası pervane kanatlarıdır. Belli bir hız skalasında bulunan hava türbinin bulunduğu bölgede hareket ederken türbin kanatları dönmeye başlar. Dev bir rüzgar gülünü andıran bu kanatların dönmesiyle pervanelerin arkasındaki nacellenin içindeki mekanizma aktif hale gelir. Rüzgarın kinetik enerjisi burada mekanik enerjiye çevrilir ve jeneratöre aktarılır. Jeneratörde depolanan elektrik enerjisi daha sonra uygun voltajlı bir hale dönüştürülerek kullanıma hazır hale gelir.

Gelelim asıl sorumuza…

 

Rüzgar Türbinleri iklim değişikliğine neden olur mu?

Doğrusu rüzgar enerji üretim tesislerinin (rüzgar çiftlikleri) kitlesel yayılım etkileri bugüne kadar ölçülmemiştir. Ancak idealize edilmiş senaryoların temelinde rüzgar çiftliklerinin dev yayılımı, son araştırmaların gösterdiğine göre; bu durum atmosferik sirkülasyonu değiştirebilir hatta bunun sonucunda yağışı ve sıcaklığı da doğrudan etkilemiş olur.

Rüzgar çiftliklerinin çok geniş alanlara yayılması atmosferik sirkülasyonu (rüzgarların akım yönlerini) değiştirmiş olur. Bunu da basınç alanlarını etkileyerek yapar. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde güneş battığında bu çiftliklere yakın yerlerde sıcaklıklarda önemli bir artış gözlenmiştir. Halbuki güneşin batmasıyla havanın soğuması gerekirdi. Anlaşıldı ki geceleri, rüzgar türbinleri atmosferi gündüz yaptıklarından daha fazla karıştırıyorlar ve bu da etraftaki soğumayı azaltıyor.

Bilim adamları 2020’de tüm Avrupa boyunca üretimin bu tip dağıtımı için gerçekçi hipotezde bulunan, hem rüzgar türbinli hem de rüzgar türbinleri olmadan yaptıkları iklim simülasyonlarını karşılaştırmışlardır.

Asıl varılan sonuç; rüzgar türbinlerinin sebep olduğu bu farklılıkların doğal iklim değişkenliğine nazaran çok küçük kaldığıdır ki hatta bazı bölgelerde sıcaklıktaki farklılıklar 0.3℃‘ye erişmektedir ve biriken mevsimsel yağışın küçük bir kısmında düşüş olduğu gözlenmiştir.

Bu küçük farklılıklar rüzgar çiftlikleriyle kaplı yoğun alanlarda kısmen lokal etkilerin kombinasyonu nedeniyle ve gün batımı rüzgarlarının hafif kuzeye bakan defleksiyonuyla (dışa bükülme) olabilir.
Ancak bunlar bir sonraki kışın, sıcaklık ve yağışındaki tipik farklılıklardan oldukça küçük kalır ve dünyanın genel enerji bütçesi üzerindeki etkileri sera gazı kaynaklı iklim değişikliklerinden daha azdır.

Bu bağlamda, rüzgar enerjisinin gelişimi için, 2050’de rüzgar enerjisinin daha da büyük çapta dağıtımının kesin sonuçlarını belirlemek amacıyla, diğer modeller ve farklı senaryolar kullanılarak taze çalışmaların yürütülmesine ihtiyaç vardır.

Gelecek 40 yıl içerisinde tahmini artışın nasıl oluştuğunu, burada okunan enerji seviyelerinden 2 kat hatta 3 kat artışın etkilerini değerlendirmek önemli bir konu olacaktır.

Bu Yazıyı Paylaş