Yüzüklerin Efendisi’nin Keyfini Hobbit’i İzlerken Alamamanın 5 Nedeni

Yüzüklerin Efendisi’nin Keyfini Hobbit’i İzlerken Alamamanın 5 Nedeni
Erdem Güç

Paylaş

Yüzüklerin Efendisi serisini büyük beğeni ile izleyenlerin hatırı sayılır bir bölümü Hobbit serisinden aynı keyfi alamadıklarını hemen hemen bütün mecralarda dile getiriyor.

Bu yazıda Yüzüklerin Efendisi izlerken aldığınız keyfi Hobbit’i izlerken alamamanın 5 nedeni ele aldık.

1- Zalim Yıllar: En uzun 10 yıl

   

Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi,  2000’li yılların başında birer yıl arayla çıktığında; Yüzük Kardeşliği (2001) , İki Kule (2002), Kralın Dönüşü (2003) o dönemde oldukça ses getirmiştir. Tıpkı Star Wars gibi Yüzüklerin Efendisi de döneminin çekim tekniklerinin ötesinde bir yapımdı. Görsel efekt teknolojisinin kısıtlı olduğu bu yıllarda pek çok sorun filmin yönetmeni Peter Jakson’ın yaratıcı fikirleriyle aşılmıştı. Hobbit Üçlemesi ise 2010’da yani Yüzüklerin Efendisi Serisinden 10 yıl sonra vizyona girmiştir; Beklenmedik Yolculuk (2012), Smaug’un Çorak Toprakları (2013),  Beş Ordunun Savaşı (2014).

Hobbit Serisi vizyona girdiğinde ise sinema dünyasında oldukça dişli rakipler vardı. Marvel, DC gibi çizgi roman uyarlamalarının yanında pek çok fantastik film ardı ardına gelmeye başladı. İzleyici beklentileri, sinema dünyasının girdiği bu rekabete kayıtsız kalmadı ve her geçen gün daha iyisini beklemeye başladı. Yani özetle, 2000’li yıllarda çok büyük bir yenilik olan Yüzüklerin Efendisi üçlemenin yarattığı etkiyi Hobbit üçlemesi yaratamadı.

2- Karakterlerin İçselleştirilmesi: Frodo Evimizden biri gibi.

Yüzük Kardeşliği
Meşekalkan ve Adamları

 

 

 

 

 

 

Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit serisi arasındaki en önemli farklardan birisi de karakterlerin içselleştirilmesiydi. Özellikle Yüzüklerin Efendisi Serisinin Frodo, Sam, Gandalf, Aragorn, Gimli, Legolas gibi güçlü ana karakterlere sahip olmasının yanında Theoden, Faramir ve Eomer gibi güçlü yan karakterleri de vardı.

 

 

 

 

 

 

Ancak konu Hobbit serisinin karakterlerine geldiğinde durum biraz farklı. Yüzüklerin Efendisi Serisinden Gandalf, Elrond, Legolas (Şımarık hali), Galadriel ve Saruman gibi karakterler her ne kadar filme güç katsa da Bilbo, Thorin ve Bard gibi karakterlerde aranan kan ne yazık ki bulunamadı. Nitekim aradan yıllar geçmesine rağmen Aragorn55 , Legolas 34 gibi nicknameleri halen görmek mümkün.

3- Çekim Tekniği: Efekt Çıktı Mertlik Bozuldu

Yüzüklerin Efendisi Serisinde mümkün mertebe makyaj ve makete yöntemiyle çekilen sahnelerin Hobbit serisinde yerini tamamen bilgisayar ortamında tasarlanmış sahnelere bırakması filmin izlenebilirliğini oldukça azaltıyor. Benzer yorumu Hobbit serisindeki  karakter suratlarının filtresi fazla uygulanmış fotoğraflar gibi parlak ve yoğun olması konusunda da yapabiliriz.

Yüzüklerin Efendisi serisinin çekim teknikleri daha eski bir teknoloji olmasına rağmen, Hobitte’ki efekt patlamalarından daha sıcak ve gerçekçiydi. Özellikle Hobbit filminin 4K versiyonunda kullanılan bilgisayar efektleri sırıtıyor ve insanın gözüne gözüne sokularak gösteriliyor. Adeta bir bilgisayar oyunuymuş gibi.

Yüzüklerin Efendisi – Minas Tirith
Hobbit – Erebor

 

 

 

 

 

 

 

4- Kötü Karakter Performansları Bir Erol Taş Değil … 

Lurtz (Soldaki) – Azog (Sağdaki)

Yüzüklerin Efendisindeki kötü karakterlere baktığımızda Sauron, Lurtz, Saruman, Balrog ve Nazgul gibi buram buram kötülük akan karakterler olduğunu görüyoruz. Serinin başından sonuna kadar yenilmesi imkansıza yakın bir güce karşı verilen mücadele söz konusu. Ancak Hobbite’ki kötü karakterlerin ilk serideki gibi aralarında bir hiyerarşi bulunmaması ve birlikte hareket ederek kötülük yapmamasından dolayı bir bütünlük ortaya koyamamış. Smaug (Ejderha) ve Azog karakterleri seyirciyi tatmin edemedi.

Sauron
Smaug

 

 

 

 

 

 

5-  Savaş Sahneleri 

Yüzüklerin Efendisi serisinde güç yüzüğü başta insanlık olmak üzere tüm Orta Dünyayı tehdit ediyordu. Ve yüzük kardeşliği bu tehlikeye onurlu bir amaç uğruna yola çıktılar. Ancak Hobbit serisinde hikayenin büyük bir bölümü Thorin ve zamanında kaptırdığı altın dolu kalesini geri alması üzerine işlenmiş. Tabi ki verilen mücadelenin büyüklüğü ve savaşların çapı da buna bağlı olarak daha küçük ölçekli kalmış. Nitekim Theoden ve Rohan süvarilerinin Minas Tirith’i kurtarmaya geldikleri anın yaşattığı hissi veren bir sahne Hobbit serisinde yoktu. Çok fazla efekt kullanılan Hobbit filminde savaş sahneleri Yüzüklerin Efendisindeki sahnelerin yarattığı etkiden oldukça uzak.

Rohan Süvarilerinin Gondor’a Gelişi – Yüzüklerin Efendisi

Beş Ordunun Savaşı – Hobbit

 

Yüzüklerin Efendisi serisinin getirdiği yüksek beklenti, Hobbit’in işini oldukça zor hale getirdiği bir gerçek. Belki de ilk seriden bağımsız bir yapım olarak değerlendirildiğinde bu eksikler göze çarpmaya bilirdi. Ancak filmin çekimlerinde çok fazla bilgisayar teknolojisine başvurulmuş olması ve ilk serideki etkinin olmaması iki serinin sürekli kıyaslanmasına neden oluyor. Tabi burada Hobbit serisine getirilen en önemli eleştirinin Hobbit kitabının kısa olmasına rağmen 3 film şeklinde çekilmesi (ticari kaygılar) olduğunu hatırlatmakta fayda var. Çünkü her iki serinin kitabını okuyanların da bildiği gibi Hobbit hikayesinde Yüzüklerin Efendisindeki (3 Kitap) gibi üç filmi besleyecek olay örgüsü ve derinlik yok. Hatta yüzüklerin efendisi kitaplarındaki pek çok karakter süre sıkıntısından dolayı filmde yer alamamış ya da çekilen sahneler kullanılmamıştır.

Hal böyle olunca, Yüzüklerin Efendisi film serisi fantastik türünü sevenler için baş ucunda durmaya devam ederken,  Hobbit serisi keyifli bir yapım olarak anılarımızda kalacak gibi ..

Bu Yazıyı Paylaş