Yaratıcı Yazma

Yaratıcı Yazma

Yaratıcılık ve inovasyon, 21. Yüzyıl becerilerinden en değerli başlıklar. İki değerli alanı beslemek ve bu alanlara dair yetkinlik kazandırmak adına çabada bulunmak, öğretmenlerin misyonları arasında olmalıdır. Bu noktada öğretmenler, öğrencilerine salt bilginin dışında, bu alanları geliştirme yollarını da sunmalıdır.

Yüzyıla ayak uydurma ve adapte olma adına atılan adımların içinde, dolaylı yollarla yapılan öğretiler bulunmalıdır. Bu öğretilerden birinin de yaratıcı yazma süreçleri olduğu ifade edilebilir. Bu öğretileri beslemek ,online süreçlerde de mümkündür. Öğrencilerin, çok uzun zamanlarını bilgisayar başında geçirdikleri ve yaratıcılıklarını beslemek adına farklı uyarıcılara maruz kalmadıkları göz önünde bulundurulursa, ders içeriklerine entegre edilen adımlar, büyük rol oynayacaktır. Öğrencilere, farklı perspektif kazandırmak ve bunu yazıyla ifade etme imkanı sağlamak, vizyon kazanma yolunda yeni bir kapı açacaktır.   Farklı problem durumlarıyla yüz yüze bırakmak ve alışılagelenin dışına çıkmalarına fırsat tanımak, yaratıcılıklarını geliştirme yolunda atılacak değerli bir adım olacaktır.

Yaratıcı yazma nasıl geliştirilir? Engel olan faktörler neler?

Çerçevesi belli konular verilerek, geleneksel yollarla sunulan yazma çalışmaları, yaratıcı yazma önündeki en büyük engellerden biridir. Öğrencilerin, kendilerini ifade etmelerine ve kalıpların dışına çıkmalarına fırsat tanınmalıdır. Duvarları kırmalarına destek olunan öğrenciler, yeni fikirleri özgürce ifade etme gücünü kendilerinde görürler. Bu bağlamda, öğrenme ortamı da buna göre düzenlenmeli, öğrencinin farklı bakış açılarıyla yazmasına fırsat tanınmalıdır. Yaratıcı yazma becerisine sahip olmanın yegane yollarından birinin, çeşitli bakış açılarıyla yazmak olduğu var sayımında bulunulabilir. Ancak bu düşünce şeklini benimsemiş öğrenciler, yeni bir konuda yazmak istediklerinde, farklı açılarından bakmayı öğrenebileceklerdir. Öğretmenin çizdiği rota da bu nedenle değerlidir. Çıkılan yolculukta rotayı çizen öğretmenken, yolculuk esnasında betimlemeyi yapan ve kendi gördüklerini özgürce ifade edebilen seyyah da, öğrenci olmalıdır.

Öncelikle, öğrencilere, düşüncelere saygı duymak öğretilmelidir. Başka fikirlere saygı duymayı öğrenen kişiler, kendi düşüncesini ifade etmekten korkmazlar. Derste bir fotoğraf karesi gösterilip, her öğrencinin bu karenin nerede çekildiğini, kim olduğunu, hangi olaydan sonra çekilmiş olabileceğini yorumlaması istenirse, her birinin bu fotoğraf karesine dair tespitlerinin farklı olabileceği açıkça görülecektir. Bir fotoğraf karesinden çıkışla, her bakışın, gördüğünün farklı olabileceği, bu farkın arkasında deneyimlerin, yaşantıların, geçmiş ve geleceğe dair düşüncelerin etkisinin olduğu üzerinde durulabilir. Bundan sonraki adımlarda, empati kurmaları gerektiği ve görülenin farklı olacağı mesajı verilmiş olur.

Verilen bir cümlenin, okunan kitabın orta sayfalarında bir cümle olduğu ve öncesinde neler yaşanmış olabileceği sorularak, öğrencilerin kendi hikâyelerini bir cümle öncesinde şekillendirmelerine fırsat verilebilir. Kitabın ortasında geçen ortak cümle öncesindeki olay örgüsünün, karakterlerin, yerin ve zamanın üzerinde durulup, değerlendirmeler yapılabilir.

Yazarın Bir Önceki Yazısı

Eğitimcilerin İşini Kolaylaştıracak Web Araçları

 

Daha önce yürüyenlerin ayak izleri ilham verir

Geçmişte yaşayan bilim insanlarının hayatlarını okumak öğrencilerde her zaman etki bırakır. Özellikle sona ulaşmadan önceki süreçleri ilham vericidir, ders çıkarmalarına fırsat verir. Bilim insanlarından birinin hayatının okunmasının ardından onun bir anında yanına yaklaşmak ve arkadaşı olup ona bir şeyler söylemek de bir kapı açabilir. 9. senfoniyi sağırlık döneminde besteleyen Beethoven’in, omzuna dokunup telkinde bulunmak her öğrenci için eşsiz bir fırsat olacaktır. Evliya Çelebiyle yolculuğa çıksalar, ona neler sorarlardı?, Mimar Sinan, eserlerini incelerken yanında bulunmak nasıl bir duygu olurdu?… Tüm bu fırsatlar, yaratıcı yazmak adına bir basamak olacaktır.

Okul bahçesinde her gün karşılaştığımız ağaç bize neler söylerdi, sınıf kapımız ne düşünüyor, her gün tuşlarına bastığımız klavyenin söyleyecek bir şeyleri de vardır belki… En sevdiği eşyasını, en çok kullandığı kalemini, suladığı çiçeği konuşturmak da empati geliştirmek ve yaratıcı yazmayı beslemek için bir fırsat sunacaktır.

Önemli olanın yazılacak konuya dair çerçeve koymamak, örnek göstermemek, olumsuz eleştirileri dozunda yapmak olduğu unutulmamalıdır. Noktalama işaretlerinin yanlış kullanıldığı ve imla hatalarıyla dolu yaratıcı bir yazı, olumsuz eleştiri kurbanı olabilir. Bu hatalar zamanla düzelecektir ancak körelen bir yaratıcı yazma isteğinin, ne yazık ki onarılması güç olacaktır.

Bu Yazıyı Paylaş
Saadet Gülüş Yüksel

Saadet Gülüş Yüksel

Aytink.com Yazarı // Eğitimci