Uzaktan Eğitim Sürecinin Çocuklar Üzerindeki Etkileri ve Başa Çıkma Yolları

Uzaktan Eğitim Sürecinin Çocuklar Üzerindeki Etkileri ve Başa Çıkma Yolları

Paylaş

Tüm Dünya’yı saran salgın hastalık süreci ve hiç şüphesiz bu süreçten en büyük etkiyi ve hasarı alan eğitim sistemi. Sürdürülmesi zorunlu ancak bir o kadar da riskli olan bu sistem, çocuklar için büyük önem teşkil ediyor. Bu çerçevede alınan kararlar neticesinde, pandemi süreci, ülke olarak sonunu henüz göremediğimiz bir yolculuğa çıkmamıza neden oldu, ‘’ Uzaktan Eğitim ’’.

Uzaktan eğitim

Özellikle küçük yaş grubu için, soru işaretleriyle başlayan süreç, büyük emeklerle ve öz verilerle devam ettirilmeye çalışılıyor. Uzaktan eğitime ulaşılabilirlik, ev ortamı, çocuk-aile ilişkisi, pandemi sürecindeki kaygının yansımaları ve ne kadar devam edeceğine dair bilinmezlik kendi içinde ayrı ayrı incelenmesi gereken başlıklar. Ancak bir eğitimci ve ilkokul sınıf öğretmeni olarak, çocukların online sürece adaptasyonunu kolaylaştırmak için neler yapılabilir ve ebeveynler sürece nasıl entegre olabilir başlığı üzerinde yoğunlaşalım istiyorum.

Online süreç, küçük yaş gurubu için önceleri büyük bir heyecanla başladı. Çünkü Z kuşağı için, bilgisayar başında ve yeni bir platformda derse katılacak olmak güzel bir fırsattı. Ancak pandemi sürecinin uzaması, özellikle de kinestetik öğrenmeye yatkın çocuklar için zorluk teşkil etmeye başladı. Uzun süre ekran başında olmak, sosyalleşmeden uzak, bireysel etkinliklerle zaman geçirmeye çalışmak artık yeterince tatmin edemez oldu. Bu noktada akıllarda yeni soru işaretleri belirmeye başladı ‘’Çocukları uzaktan eğitime nasıl yaklaştırmalı?’’

Çocuklar her zamankinden daha fazla kendini güvende hissetmeye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyuyor

Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi çocuklarda davranış değişikliği yaratmanın yegâne yolu, onları anlamaktan geçer. Davranışlarını yargılamak, eleştirmek ve müdahele etmek yerine öncelikle onların penceresinden bakmaya çalışmalıyız. Unutulmamalıdır ki, çocuklar her zamankinden daha fazla kendini güvende hissetmeye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyuyor. En önemlisi de mutlu olmaya…

Jules White ‘’ Öğrenme, çocuklar kendilerini mutlu, güvende ve emin hissettikleri takdirde gerçekleşir. Çocuğunuza güvende olduğunu ve sevildiğini hissettirmeniz gerekiyor.” diyerek, mutlu olmanın öğrenme için ne denli önemli olduğunu vurguluyor.

Ekran başında olmak ve statik oturmak, onlar için çok zor. Bu noktada hareket edeceği alanlar oluşturmak, uzaktan eğitim sürecinden arta kalan zamanlarda açık havada yürüyüşler yapmak, farklı uğraşlar edinmesine fırsat tanımak ve her gün kitap okumak ya da dinlemek için zaman yaratmak bu sürece katkı sağlayacaktır. Öğrencilerin okuldayken, her ders arasında, teneffüslerde, bahçede oyun oynadıklarını ve akranlarıyla zaman geçirdiklerini göz ardı etmemek gerek. Her uzaktan ders arasında, dersin yapıldığı odanın havalandırılması ve çocuğun bilgisayar başından kalkarak hareket etmesinin sağlanması gerekmektedir. Bir ebeveyn tarafından izlenmek ve ona özgür alan bırakmamak bu süreci daha da zorlaştıracaktır. Derslerde verdiği cevapların ya da cevap veremediği soruların yargılanması, uzaktan olan eğitimden daha da uzaklaşmasına neden olacaktır.

Bunların yanında rutinler oluşturmak ve eğitim ortamını buna uygun düzenlemek çok önemlidir. Kendi odasında eğitim sürecini yürütmek ve derste gerekli materyalleri önceden hazırlamak, masadan onun dikkatini dağıtacak materyalleri (oyuncak, farklı kalemler vb.) kaldırmak, bilgisayar ekranının parlaklığını ve mesafesini ayarlamak süreç için kolaylaştırıcı etkenler olacaktır.

Yazarın Bir Önceki Yazısına Göz Atmak İsteyebilirsin

Çocukların Hayal Gücü Nasıl Geliştirilir ?

Bu süreçte birçok yayın ücretsiz erişim imkânı sağlıyor. Aynı zamanda çeşitli müzeler de online olarak kapılarını meraklılarına açtı. Her hafta bir müzeye sanal gezi düzenleyebilir, sonrasında gördüklerinize dair konuşarak, gezinizi değerlendirebilirsiniz. Belki bu sanal geziye, Sunay Akın tarafından kurulan, dünyanın çeşitli yerlerinden açık arttırmalarda edinilmiş veya antikacılardan satın alınmış 4000 oyuncağın bulunduğu ‘’İstanbul Oyuncak Müzesi’’nden başlarsınız belki de çocukların sadece kendileri için tasarlanmış bir ortamda oyun yoluyla öğrendiği ve keşfettiği bir yer olan ‘’Children’s Museum of South Dakota’’’ya doğru yola çıkarsınız. Şimdiden sizlere iyi yolculukları diliyorum. Siz ebeveynler için de bu müzeleri gezmek eşsiz bir deneyim olacak.

Bu Yazıyı Paylaş