Uzaktan Eğitim Sürecinde İlk Okuma ve Yazma Öğretimi

Uzaktan Eğitim Sürecinde İlk Okuma ve Yazma Öğretimi

Paylaş

Salgın hastalık sürecinde hiç şüphesiz, en üzerinde durulan konulardan biri olan uzaktan eğitim süreci, başta ilkokula yeni başlayan öğrenci velileri olmak üzere tüm öğrenci aileleri için farklı bir öneme sahipti. Özellikle birinci sınıf öğrencilerinin, yeni bir kademeye başlamaları ve farklı bir sosyal ortamda yer alacak olmaları öğrenci aileleri açısından kaygılı bir sürecin başlamasına neden oldu. Bu sürece eklenen ilk okuma ve yazma öğrenimi ise ebeveynler için ortak bir soru(n)u ortaya çıkardı:

İlk Okuma

‘’Online yollarla ilk okuma yazma öğrenimi mümkün mü?’’

Bu sürecin en yakın gözlemcilerinden biri, aynı zamanda da birinci sınıf öğretmeni olarak söyleyebilirim ki, ‘’ İlk okuma ve yazma süreci online yollarla da mümkün.’’

İlk okuma ve yazma süreci, bireyin hayatında yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu nedenle bu öğrenimin etkili bir şekilde gerçekleşmesi çok önemlidir. Bu süreçte amaç, sadece okuma ve yazmanın gerçekleşmesi değil, aynı zamanda okunandan anlam çıkarma, sorgulama, analiz etme, neden- sonuç ilişkisi kurma gibi süreçleri de içermelidir. Bireyin, yaşamında, ömür boyu devam edecek bu sürecin yapılandırıldığı yıl olan, ilkokulun birinci yılı, bu nedenle birey için farklı anlamda bir öneme sahiptir.

1924 ten günümüze kadar birçok yöntem, ilk okuma ve yazma öğretiminde kullanılmıştır. Ana amaç, Türkçeyi etkili ve akıcı kullanmak ve Türkiye’deki okuryazar oranını arttırmak olmuştur. Bu hedef doğrultusunda 2005-2006 Eğitim ve Öğretim yılında ‘’Ses Temelli Cümle Yöntemi’’ ne geçilmiştir.  Günümüzde de kullanılmaya devam edilen bu yöntem, her harfin bir sesi karşıladığı dilimize, uygun görülmüştür. Yöntemin uygulanmasında, seslerden başlanarak, sırasıyla hece ve kelime oluşturulması, ardından da anlamlı cümleler kurulması süreçleri izlenmektedir. Bu süreçlerin en önemlisi de sesin hissettirildiği ve öğretildiği aşama olan, ilk aşamadır.

Yazarın Bir Önceki Yazısına Göz Atmak İsteyebilirsin

Uzaktan Eğitim Sürecinin Çocuklar Üzerindeki Etkileri ve Başa Çıkma Yolları

Teknoloji ve dijital platformların eğitime entegrasyonunun yansımaları, ilk okuma ve yazma süreçlerinde de görülmektedir. Sınıf öğretmenleriyle yapılan çalışmalar ve yazılan makaleler incelendiğinde, sınıfta, sesin hissettirilme aşamasında, eğitim teknolojilerinin, öğretmenler tarafından kullanıldığı sonucuna varmaktayız. Öğrenme ortamlarında teknoloji kullanımı ile öğrencilere daha zengin öğrenme ortamları sunulmakta ve öğrencilerin motivasyonlarının artması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, uzaktan eğitim sürecinde, sesin hissettirilmesi aşamasında, öğrencilerin sorun yaşamasının önüne geçilebileceği öngörülebilir.

Okuma, yazmaya göre daha hızlı öğrenilir..

Bunun yanında okuma ve yazma öğrenimi, eş zamanlı olarak uzaktan eğitim süreciyle yürütülebilir, algısı da yanlıştır. Çünkü okuma ve yazma kavramları bütünüyle farklı başlıklar altında incelenmelidir. Okuma, kelimelerin yorumlanarak anlamlandırılmasını içeren zihinsel bir süreçtir ve nispeten yazmaya göre daha hızlı öğrenilir. Yazma ise düşüncelerin sembol kullanılarak yazıya dökülme sürecidir. Yazma eylemi sadece, harflerin yan yana gelmesi olarak algılanmamalıdır. Anlamlı bir bütün oluşturması ve zihindeki düşünceleri tam anlamıyla karşılaması gerekir. Ancak o zaman anlamlı bir yazma eylemi gerçekleşebilir. Bu nedenle uzaktan eğitim sürecinde yazma noktasında, öğrencilere baskı yapılmamalı, yazının şekli, harf eksikliği, anlam bütünlüğü noktasında yargılanmadan desteklenmelidir. Aksi durumda ebeveynlerin okuma ve yazmanın gerçekleşemeyeceğine dair kaygısı, öğrencilerde de hissedilecektir. Kaygının olduğu bir ortamda, kalıcı bir öğrenme gerçekleşmemektedir.

Sesin hissettirilmesi aşamasının dijital yollarla gerçekleştirilmesinin ardından, hece ve kelime öğrenimi aşamasına geçilir. Bu aşamada ebeveynler, öğrencilerin bu sürecini, çeşitli aktivite ve etkinliklerle desteklemelidir. Unutulmamalıdır ki, her öğrenilen ses, bir diğer ses öğretiminde tekrar edilecek ve pekiştirilecektir. Uzun kelimelerin ya da öğrencinin sıklıkla kullanmadığı kelimelerin okunması ve yazılması, zaman almaktadır. Daha kolay yazabildiği ve okuyabildiği sese, heceye, kelimelere yoğunlaşmak ve olumlu pekiştireçler vererek öğrenim sürecini desteklemek, öğrencinin de rahatlamasını ve kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır.

Okuma ve yazma sürecinde yetişkin olarak ben nasıl destek olabilirim ?

Okuma ve yazma bir yetişkin için yemek yemek ve su içmek kadar rutin bir durumken yeni öğrenen biri için zor ve karmaşıktır. Öğrenmesi için zaman tanınmalı ve desteklenmelidir. Bu desteği sağlamak adına farklı etkinlikler tasarlanabilir. Etkili olabileceğini düşündüğüm birkaç etkinliği paylaşmak isterim.

  •            Öğrenilen hece ve kelimeleri küçük kâğıtlara yazarak, bir fanusa atabilir ve her akşam beş kelime seçerek okuyabilirsiniz.

 

  •           Öğrenilen kelimelerin yazılı olduğu bir tombala kartı hazırlayabilir, kartın içindeki ve farklı olan kelimeleri yazıp ayrı bir kutuya atarak, oyunu oynayabilirsiniz.

 

  •           Lego parçalarının üzerine öğrenilen heceleri yapıştırarak, yeni kelimeler ve cümleler oluşturabilirsiniz.
  •         Çocukken, her birimizin oynadığı kağıttan tuzluklardan yapıp, içine yeni öğrenilen kelimeleri yazarak okuyabilirsiniz.

 

  •          Büyük bir zar yapıp, üzerine öğrenilen kelimeleri yapıştırarak atabilir ve üste gelen kelimeyi okuyarak yeni cümleler kurabilirsiniz.

 

  •    Her şeyden önemlisi çocuğunuzun yıllar sonra geriye dönüp baktığında bu yıla dair salgın sürecini ve karantinayı değil de okuma yazma sürecine dair güzel anılarını hatırlamasına destek olabilirsiniz.

 

Bu Yazıyı Paylaş
Saadet Gülüş Yüksel

Saadet Gülüş Yüksel

Aytink.com Yazarı // Eğitimci