Ünlü Türk Matematikçi Cahit Arf Kimdir ?

Ünlü Türk Matematikçi Cahit Arf Kimdir ?

Paylaş

Matematik alanında yaptığı çalışmalar dünya çapında ün kazanmış olan Türk bilim adamı Cahit Arf kimdir?

Cahit Arf 1910 yılında Osmanlı İmparatorluğunun Selanik kentinde doğmuştur. Lise yıllarında matematiğe olan ilgili ve yeteneği öğretmenleri tarafından kısa sürede fark edilmiştir. Ailesi Arf’ın Lise eğitimini tamamlamak üzere Arf’ı Pariste’ki St. Louis lisesine göndermiştir. 

Yüksek öğretimini Fransa’da École Normale Supérieure’de tamamladı. Ardından doktorasını yapmak üzere Almanya’ya gitti. Göttingen Üniversitesinde doktorasını tamamladıktan sonra akademik kariyerine İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde öğretim üyesi olarak devam etti. 

Akademik alanda yaptığı çalışmalarla Ordinaryus Profesörlüğe yükselen Arf, 1964 yılında TUBİTAK’IN ilk bilim kurulu başkanı oldu. Başta Amerika ve Kanada olmak üzere pek çok ülkeden konuk öğretim üyeliği teklifler almış olmasına rağmen, kendisi kariyerini ODTÜ’de sürdürme kararı almıştır. Daha sonraki yıllarda Türk Matematik Derneği Başkanlığı yapmıştır.

Cebir konusundaki çalışmaları uluslararası düzeyde bilinen ve önem verilen çalışmalardır. Kendi adını taşıyan “Arf Değişmezi”, “Arf Halkaları” gibi pek çok çalışması bulunmaktadır. 

1997’nin Aralık ayında kalp krizi geçiren ünlü bilim adamı, 87 yaşında ardında pek çok önemli eser bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Cahit Arf Türkiye’de 10 TL’lik kağıt paranın arka yüzünde yer almasıyla oldukça bilinen bir kişi haline gelmiştir. Öyle ki, geçtiğimiz yıllarda popüler arama motoru Google’ın Doodle adı verilen görselinde de yer almıştır. Aslında matematik dünyasında her zaman tanınan ünlü Türk bilim adamının başardıkları her zaman ilham verici niteliktedir.

Caht Arf’ın Görüşleri: 

Cahit Arf, matematiği bir meslek dalı olarak değil, bir yaşam tarzı olarak görmüştür. Öğrencilerine sürekli: “Matematiği ezberlemeyin, kendiniz yapın ve anlayın.”

“Matematik esas olarak sabır olayıdır. Belleyerek (ezberleyerek) değil,keşfederek anlamak gerekir.” demiştir.

“Matematik de resim, müzik ve heykel gibi bir sanattır” diyerek matematiğin sanatsal yönünü vurgulamıştır.

“Matematik endüktif (tümevarımsal) bir bilimdir ve bu endüktif bilim sonsuz kümeler için geçerli. Bu sonsuzlukları endüktif bir şekilde kavrıyoruz ve kavradığımız zaman da o sonsuzluğu hissediyoruz. Sınırsızlığı… Ve bu bize mutluluk veriyor çünkü ölümü unutuyoruz… Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister. Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim.

 

Bu Yazıyı Paylaş