Tarihe Mâl Olmuş Benzersiz Bir Zafer: Çanakkale

Tarihe Mâl Olmuş Benzersiz Bir Zafer: Çanakkale
Sosyal Medya

Özkan Tarkan

Yazar // Aytink
Radyo Programcısı, Sigortacı
Bilgi Paylaştıkça Çoğalır...
Özkan Tarkan
Sosyal Medya

Paylaş

Bir milletin millet yapısının gücünü perçinleyen ve tarih boyunca devamlılığını sağlayan en önemli ögelerden birisi top yekûn verilen mücadeleler sonucunda elde edilen zaferlerdir.

Neden! Çünkü gurur vesilesidir ve kuşaklardan kuşaklara aktarılır ve toplumsal gücün betimleyicisi olan mitlere dönüşür.Elde edilen zaferlerde kendisini feda eden her birey bu mitlerin parçası olur.

Milli tarihin sürdüğü zaman dilimi boyunca her zaman anılır, topluma mal olacak her olay için örnek verilir ve özellikle toplum içinde yetişen küçük bireylere destanlaşan bu anılar, kendilerini feda eden ve zafer uğrunda şehit olan kişilerle aktarılır. Türk tarihimiz bu tür zaferlerle doludur. Her birisi çok kıymetlidir.

Türk olmanın ve Türk hissetmenin gururunu kalplerinde taşıyan bizler için çok kıymetlidir. Ama bu zafer anılarının içinde Çanakkale zaferinin yeri her zaman için farklı olacaktır. Çünkü diğerlerinden farklı olarak Osmanlı İmparatorluğunun mali, asker, silah ve toprak açısından en zayıf olduğu döneme denk gelmiş ve zaferden kesin olarak emin olan dünyanın en modern ordularına ve silahlarına sahip bir koalisyona karşı kazanılmış bir zaferdir.

 

18 Mart Çanakkale Zaferinin Tarihteki ve Ulusal Yaşantımızdaki Yeri

Kahraman Türk ordusunun Çanakkale Cephesi’nde verdiği mücadele yalnızca Türk tarihinin değil bütün dünya tarihinin akışını etkileyecek derecedeydi. Bu cephede alınan galibiyet dünya ülkelerinin güç dengelerini değiştirmiş ve yüce Türk milletinin belirleyici ve yönlendirici gücünü bir kere daha gözler önüne sermiştir.

Çanakkale Cephesi’nin Anadolu halkına verdiği azim, umut ve kararlılık Kurtuluş Savaşı’nın meşalesini de ateşlemiştir. Çanakkale, Türk ulusunun bağımsızlık ve hürriyet söz konusu olduğunda ne denli kararlı ve kahraman olduğunu sonsuza dek anımsatacak bir “anıtcephe” dir. Çünkü Türk ordusu üstün muharebe taktiklerini, silah gücü bakımından çok üstün bir güce karşı ustalıkla kullanmıştır.

Bununla beraber dünya harp tarihi, Çanakkale’de Türk askerinin insancıllığını savaş alanlarında bile yitirmediğine, düşmanına dahi merhamet gösterebildiğine şahit olmuştur.

 

Her siperde ayrı bir destan başlatan askerlerimiz, düşmana karşı verdiği mukaddes mücadeleyi zaferle sonuçlandırdığında, dünya tarihinin zirve sayfalarına da “Çanakkale Geçilemez!” ilkesini bir daha silinmemek üzere yazdırmıştır.

18 Mart tarihi kutsal vatan topraklarını canları pahasına koruyarak şehitlik makamına ulaşan yüce insanları bir kere daha hatırladığımız, minnettarlığımızı, şükran duygularımızı sunduğumuz kutlu bir gündür. İşte bu nedenle 27.06.2002 tarihinde 4768 sayılı kanunla 18 Mart, Şehitler günü olarak kabul edilmiştir.

Bu Yazıyı Paylaş