Pet Shop’tan Hayvan Almak Yerine, Barınaktan Sahiplenmek İçin 8 Neden!

Özkan Tarkan

Özkan Tarkan

Editör // Aytink
Radyo Programcısı, Bankacı
Kendim için araştırır sizin için paylaşırım
Özkan Tarkan

Türkiye’de petshoplar 90’lardan sonra, komünizmin yıkılması ile dışa açılan Rusya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan gibi eski doğu bloku ülkelerinden getirilen cins köpeklerin satışı ile ortaya çıktı. Günümüzde hemen hemen her AVM’nin içinde bir tane bulmak mümkün. Petshop denilince aklınıza yeni yuvasını bekleyen sevimli hayvanlar gelebilir ancak işin aslı öyle kuralsız, denetimsiz yerler var ki bir can pazarından fazlası değil.

Sahiplendirme sitelerinde genellikle ya daha önce başkası tarafından alınıp terk edilmiş bir hayvan, ya da doğum yapmış bir annenin yavrularını daha iyi şartlara kavuşturmak için açılan ilanları görebilirsiniz. Tabi sizin iyi niyetle bir cana sahip çıkma düşüncenizi fırsata dönüştürmeye çalışan petshop ve üretim çiftlikleri de karşınıza çıkacak. Peki buralardan hayvan satın almak doğru mu? Buna karar verebilmeniz için buralarda hayvanların nasıl üretilip bakıldığına dair gerçekleri bilmenizde fayda var.

Başlamadan önce burada sıraladığımız nedenlerin bütün petshoplar için  geçerli olmadığını belirtelim. Hayvanları gerçekten severek bu işi yapanlar yazının dışında tutuyoruz .. 

 

1- Küçük bir kafes içinde yaşamaya çalışıyorlar.

Bir petshop vitrininde mutlaka görmüşsünüzdür küçük bir kafeste çok sayıda yavrunun kafesi tırmalayarak çıkmaya çalıştığını. Bu aslında iyi olan ihtimal. Çünkü çoğu, o şartlarda hareket edecek alan dahi bulamayabiliyor ya da hastalıktan ayağa kalkamıyorlar. Böylesine küçük bir alanda sevgi görmeden, özgürce hareket edemeden yaşamaya çalışan yavrular yaşadıkları stresten de hasta oluyorlar.

2- Dışkılarıyla yemekleri bir arada.

Küçük bir kafeste yaşamaları gerektiği için yemeklerini yedikleri yere dışkılarını da yapmak zorunda kalıyorlar çünkü tuvalet için uzaklaşabilecekleri bir alanları yok. Tabi bu nedenle fazla kaka yapmamaları için günlük mama ve su miktarları çok düşük tutuluyor. Para vererek sağlıklı diye aldıkları hayvanların kısa zamanda öldüğünü gören kişileri rahatlıkla bulabilirsiniz.

3- Size sağlıklı görünmeleri yapay yollarla sağlanıyor.

O kafeslerde gördüğünüz sevimli yavrular doğal halleriyle bırakılsa mutsuz ve sağlıksız görünecekleri için kimse almak istemez. Bu nedenle müşterileri cezbedebilmelerini sağlamak zararlı iğnelere düşüyor. Uzun vadede yavrulara zarar verdiği bilinen iğnelerle enerjik görünmeleri sağlanıyor. Siz ikna olup parayı ödeyene kadar bu enerji ve sağlıklı görünümün yapay yollarla oluşturulduğunu anlayamıyorsunuz.

4- Henüz annelerini emerken zorla anneden ayrılıyorlar.

Her ne kadar size anneyi yeterli şekilde emdiği söylense de gerçek ne yazık ki böyle değil. Yavrular 2 ya da 3 haftalıkken daha sütten kesilmeden anneden ayrılıyorlar ki bir an önce satılıp paraya dönüşsün ve annenin de sütü kesilerek yeni doğuma hazırlansın diye.

5- Kanlı ishal, gençlik hastalığı, mantar.

Özellikle yavru köpekler için ölümcül olan kanlı ishal ve gençlik hastalığı satın alınan köpeklerin çoğunda ortaya çıkar. Çünkü anne sütünü yeterince almamış bebekler her türlü hastalığa açıktır. Ve çok bulaşıcı hastalıklar olduğu için hasta yavrudan aynı kafeste kaldığı diğer yavrulara da bulaşır. Fakat hastalığın kuluçka dönemi yaklaşık 10 gün olduğundan bu süreçte hasta olduğunu anlayamazsınız, hayvan sağlıklı görünür. Petshoplar da bunun farkında oldukları için bir an önce satarak yavruları elden çıkartmaya çalışırlar. Mantar da petshoplardan alınan kedi ve köpeklerde çok sık görülür.

6- Damızlık olarak kullanılan anneler sonrasında ölüme terk edilebiliyor.

Ne yazık ki işin en acı taraflarından biri de annenin çektiği eziyet. Yıllarca peş peşe doğumlar yaptırılarak tamamen sağlıksız şekilde yaşamaya çalışan dişiler doğuramayacak hale geldiğinde ölmesi için hiç bilmediği sokaklara atılıyor. Sokakta yemek bulmayı öğrenmemiş, yaşlanmış ve güçten düşmüş bu hayvanlar yaşamları gibi eziyet içinde de ölüyorlar.

7- Yeterli Denetim Yapılmıyor.

Birçok insan tüm iyi niyetiyle satış için üretilen hayvanların belli standartlarda yaşatıldığını zannetme yanılgısına düşüyor. Evet kanunlarda bazı asgari standartlar belirlenmiş durumda. Fakat ne yazık ki uygulamada bu standartlara uyulmuyor. Ve denetim olmadığı için hayvanların bulunduğu şartlar gittikçe kötüleşiyor.

8- Satın Almak Yerine SAHİPLENİN! 

Ne yazık ki istediğiniz yavruyu barınaklardan ya da sokaklardan kurtarmak varken resimlerde ya da vitrinde gördüğünüz o çok sevimli cins yavrular için para ödediğiniz sürece denetimsiz, sağlıksız, merhametten uzak bu döngünün devamına katkı sağlayarak onaylamış oluyorsunuz. Bu döngüyü durdurmak için yapabileceğiniz bir şey var, satın almayın sahiplenin.

 

Kişisel Düşüncem: pet shop’tan hayvan satın almak ırkçılıktır!