Kuşaklar ..

Kuşaklar ..
Saadet Gülüş Yüksel

Son Yazılar Saadet Gülüş Yüksel (Tüm Yazıları)

Paylaş

21.yüzyılın, verdiklerimizi alma düşüncesiyle umutlu olduğumuz yıllardan öte günü kurtarma çabamızı karşıladığı ifade edilebilir. Z kuşağından bolca şikayet ettiğimiz, yaşananlara da kulaklarımızı aynı derecede kapattığımız ve etrafımıza çizdiğimiz bir çemberin içinde yaşadığımız yıllardayız.

Kuşaklar nedir? Kuşaklar arasındaki farklar

Aynı zamanda, İsveçli iklim aktivisti 16 yaşındaki Greta Thunberg’i konuşmasından ötürü ayakta alkışladıktan sonra arkamızı dönüp ‘Ah bu yeni nesil!’ dediğimiz yıllardayız. Bunun beraberinde de 1965-1979 yılları arasında doğan “X Kuşağı” ve  1980-1999 yılları arasında doğan “Y Kuşağı”, yarattığı dünya için, 2000’lerin başında doğan ‘Z kuşağı’nı,  ‘umut’ olarak görüyor. Dikmediğimiz ağaçlar için, en genç kuşağı gölge yaratmamakla suçluyoruz.

Z kuşağı; bilgiye hızlı ulaşıyor, çünkü teknoloji var. Zihinsel gelişimi diğer kuşaklara göre daha hızlı, çünkü çok erken yaşta eğitim almaya başlıyor. Kolektif algıları gelişmemiştir, çünkü sosyal medya bağımlılıkları var ve konuşmak yerine sosyal medyayı, jest ve mimikler yerine de emojileri kullanıyorlar.  Karşılarında merdaneli çamaşır makinesi, kaset çalar ve pikaplardan gelip teknolojiye adapte olmaya çalışan ve bunu da büyük oranda sağlayan bir X kuşağı ve özgürlüğüne düşkün, çocukluğu sokaklarda geçmiş, televizyonla büyüyüp gençliğinde bilgisayarla tanışmış bir Y kuşağı var.

Bir öğretmen olarak söyleyebilirim ki duyarlı, özgüvenli ve ne istediğini bilen bir nesil yetişiyor ve bizler onların ben merkezliliğinden ne kadar şikayet edersek edelim, iş ortamı onlara uygun bir şekilde organize edildiğinde bilgilerini ve yeteneklerini doğru yönetecek de bir nesil yetişiyor. Unutulmamalıdır ki, geleceğin ekonomisi ve siyaseti bu kuşağın ellerinde. Bu noktada iş ortamlarında ekranların çoğalacağı, çalışma saatlerinde esnemelerin olacağı, proje odaklı, farklı kültür ve inançların oluşturduğu çalışma gruplarının aktif olması öngörülebilir.

Şikayet etmeyi bırakıp, Z kuşağını anlamaya başladığımızda ve önemlisi de yargılamaktan vazgeçip bir kuşağın oluşmasının sosyal, politik, ekonomik vb. bir çok faktöre bağlı olduğunu kabul ettiğimizde içinden çıkılmaz çıkmazda, bir ışık gördüğümüzü fark edeceğiz. Çünkü her kuşağın kendine özgü karakteristik özelliği, değer yargısı ve tutumu, güçlü ve zayıf yönleri var.

18 milyon civarında Z kuşağının olduğu ülkemizde, bu nesli anlamaya çalışmalı, onların penceresinden bakmayı denemeliyiz.

‘’Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde, öteki kuşlar serinler.’’

                                                                                            Çin atasözü.

Bu Yazıyı Paylaş