İçinizdeki Yazma İsteğini Harekete Geçirecek Filmler

Erdem Güç
Sosyal Medya

Erdem Güç

Kurucu // Aytink
Siyaset Bilimi - Kamu Yönetimi

İlgi Alanları:
//Tarih//Teknoloji//Sosyoloji //Müzik
Erdem Güç
Sosyal Medya

Yazma isteği, okumak veya dinleme isteği kadar kolay gelen bir şey değildir. Bu yazımızda İçinizdeki Yazma İsteğini Harekete Geçirecek Filmleri sizler için derledik.

İçinizdeki Yazma İsteğini Harekete Geçirecek Filmler Listesi:

Capote

Yıl 1959, “New Yorker” dergisi için çalışan yazar Truman Capote, “New York Times” gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar.

 

Forrester’ı Bulmak – (Finding Forrester)

16 yaşındaki Jamal, okulundaki testlerde aldığı yüksek notlar nedeniyle şehrin en ünlü okullarından Mailor-Collow’dan bir burs kazanır. Kenar mahalleden gelmesi sebebiyle zengin çocuklarının arasında önceleri zorluk çekse de, spordaki başarısı ve yazdığı yazılar ile kendini sevdirmeyi başarır. Birgün Jamal iddia sonucu kendi halinde bir yazar olan William Forrester’ın evine birşey çalmak amacıyla girer. Ancak evden kaçarken sırt çantasını düşürür. Çantasını geri aldığında ise yazarın defterlerine bazı notlar bıraktığını görür. Bundan etkilenen Jamal ve Forrester arasında sıradışı bir arkadaşlık başlar. Yıllar önce çok ünlü bir roman yazan fakat sonra yazmayı bırakan Forrester, genç çocuktaki yeteneğin farkına varmıştır.

 

Fırtınalı Hayatlar – (Genius)

Ernest Hemingway ve F. Scott Fitzgerald gibi Amerikan Edebiyatı’nın çıkardığı en büyük isimlerden bazılarının editörlüğünü yapmış Scribner’s editörü Maxwell Perkins’in (Colin Firth), Amerika’nın güneyinden gelen yazar Thomas Wolfe’un (Jude Law) eserlerini basmayı kabul eder. Wolfe şöhret kazanır, ancak aşırı çalışması nedeniyle hayat arkadaşı Aline (Nicole Kidman) ve çocuklarından giderek uzaklaşır. Wolfe, Perkins’in hayatının giderek uçuruma yuvarlanmasına engel olmaya çalışacaktır.

 

Çavdar Tarlasındaki Asi – Rebel In The Rye

Film, dünya edebiyatının baş yapıtlarından olan ‘Çavdar Tarlasındaki Çocuklar” romanının yazarı J.D. Salinger’in hayatını konu ediyor. Yazarın hem kariyeri, hem gençlik yılları hem de kendisine ağır bir travma yaşatan İkinci Dünya Savaşı sırasında cephede verdiği mücadele anlatılıyor.

 

Çalıntı Hayat – The Words

Rory Jansen, yayımlanan ilk kitabıyla birlikte beklenmedik bir şekilde edebiyat dünyasında zirveye yerleşen genç bir yazardır. Son derece yaratıcı ve özgün üslubuyla dikkat çeken genç yazar bir anda döneminin en iyi birkaç isminden biri olarak kabul görmeye başlar. Romanı ise dünya çapında tanınan ve eleştirmenlerin dahi büyük bir hayranlıkla karşıladığı bir yapıttır artık. Başarı ve şöhretin tadını çıkaran Ransen’ın çok sevdiği eşi dahil hayatta her şeye sahiptir. Ancak başarının doruklarına çıktığı bir anda ortaya çıkan gizemli, yaşlı bir adam, Jansen’ın romanı üzerine önemli bir iddiada bulunacaktır. Jansen’ın adını dahi bilmediği bu yaşlı adamı görmezden gelmesi mümkün değildir…

 

Trumbo

Dalton Trumbo’nun yaşamından bazı kesitler sunan filmde 1940 yılına gidiyoruz. Bu dönemde başlatılan cadı avı ve bu sebepten ötürü pek çok yıldızın Hollywood’da başının belaya girmesi anlatılıyor. Kara Liste’nin tepesinde yer alan Trumbo’nun öyküsü ise mizah yönünü kaybetmeden seyirciye aktarılmaya çalışılmış…

 

Anonim

Kraliçe Elizabeth dönemi İngilteresinde geçen hikaye, yüzlerce yıldır onlarca entelektüelin kafasını kurcalayan bir soruya odaklanıyor: İngiliz edebiyatının en büyük ismi William Shakespeare’in eserlerinin arkasında başka biri mi vardı? Onlarca edebiyat eseri başka birilerinin kaleminden çıkmış olabilir miydi?
Konuya ömrünü adamış uzmanlar, yazılmış onlarca kitap ve üretilen teorilerden sonra şimdi Roland Emmerich, Anonim filmiyle İngiliz edebiyatına aynı soruyu soruyor. Dönemin skandal dolu siyasetine ayna tutarak, Kraliyet ailesinin küstah ve güç tutkunu hali Londra’da ‘sahneleniyor’…

 

Paris’te Gece Yarısı

Sonbaharda evlenecek olan Amerikalı nişanlı çift Gil ve Inez, Inez’in babasının iş gereği Paris’e gelmesini fırsat bilip, küçük bir tatil için bu gözde Avrupa şehrinin yolunu tutarlar. Başta her şey eğlence dolu bir Avrupa kentini gezmekten ibaretken, özellikle damat adayın Gil’in Paris caddelerinde gece yarısı yaşadığı gerçek üstü maceralar sadece onun değil tüm ailenin hayatını değiştirecektir…  Zira bu genç adam, Paris’e büyük bir aşk beslemeye başlar ve edebiyatçı kimliği ve tutkusu pekişir…

Hayalimdeki Aşk

Calvin genç yaşında büyük başarı elde etmiş ama hızlı yükselen kariyerinde şimdi duraklama evresine giren bir yazardır; sanki ilhamı tutulmuştur. Bu durumla başa çıkmak içinse ilginç bir yol dener. Kendini yeni bir romansın içine sokmaya karar verir ve kendisini seveceğini düşündüğü bir dişi karakter yaratır, ve adını Ruby koyar. Fakat bir hafta sonra Ruby kanlı canlı salondaki kanepede oturuyordur! Calvin kelimelerinin nefes alan bir canlıya dönüştüğünü görünce ne yapacağını şaşırır…

Çin Kahvesi

Yazar Harry Levine, soğuk bir New York gecesinde en yakın arkadaşı fotoğrafçı Jake Manheim’ın kapısına dayanır. Harry beş parasızdır ve Jake’in ona yüklü miktarda borcu vardır. Aslında Jake’in cebinde de Harry’ninkinden fazla para yoktur.
İşin kötüsü Jake, Harry’nin kitabını okumaya kalkar ve hem hayatlarıyla hem de para sorunuyla ilgili çok özel gerçekleri öğrenir.

 

Saatler

Yıl 1923…Başarılı yazar Virginia Woolf, Londra’nın dışındaki gözlerden uzak evinde Mrs. Dalloway isimli kitabını yazmaya başlar. Sağlık problemleriyle boğuşan Woolf, ağır bir depresyonun pençesindedir…Yıl 1951… Tutkuyla Mrs. Dalloway’i okuyan ev kadını Laura Brown sahip olduğu hayattan kaçmanın tek yolunu böyle bulur. Yıl 2001… AIDS’e yakalanan eski kocasının onuruna bir parti düzenleyen Clarissa Vaughan ve eski kocası arasında Mrs. Dalloway üzerine kurulu özel bir bağ vardır. Farklı zaman dilimlerinde yaşayan üç farklı kadının bir gününü, Virginia Woolf’un kült romanı Mrs. Dalloway ekseninde anlatan film 9 dalda Oscar’a aday gösterilmiş, bunlardan birini kazanmıştı.

 

Barton Fink

1940’lı yıllarda New York’lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles’a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick’le tanışır. Lipnick’ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink’in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.

 

Duyguların Rengi

Eugenia Phelan, bir genç kız olarak iyi eğitim aldığı okuldan mezun olmuştur ve diğer kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmayı kafasına koyan genç kız, ailesinin beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur.
Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının hizmetçisi Aibileen’dan yardım ister ve böylece kendisini sıra dışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı hizmetçi Aibileen ve
aşçılık Minny’nin anlattığı gerçek insan öykülerinden çok etkilenir…
1960’lı yılların Mississippi eyaletinde geçen ve anlattığı hikayeler açısından sosyal bir yönü de olan ‘Yardımcı’, gizli bir yazı projesi etrafında birbirlerine daha çok yakalaşan 3 farklı kadının dostluk öyküsünü anlatıyor. Yönetmen Tate Taylor tarafından beyazperdeye uyarlanıp çekilen filmin baş rollerini ise Emma Stone, Viola Davis ve Octavia Spencer paylaşıyor…