Dikkat! Hücreleriniz İntihar Ediyor

Dikkat! Hücreleriniz İntihar Ediyor

Furkan Koyuncu

Yazar // Aytink
Tıp Fakültesi Öğrencisi
Furkan Koyuncu

Son Yazılar Furkan Koyuncu (Tüm Yazıları)

Paylaş

Bu yazıyı okuduğunuz anda bile milyonlarca hücreniz sizin sağlığınız için canlılığını yitirdi. Peki niye böyle bir şey yapıyorlar hadi bir göz atalım.

İnsan vücudu birçok mükemmel mekanizma ile donatılmıştır. Bunlardan sadece birisi de apoptoz dediğimiz programlı hücre ölümüdür. Apoptoz kelimesi dilimize Yunancadan girmiştir. Apo=-den/-dan ve ptozis=düşmek  kelimelerinin birleşmesiyle oluşan yaprak dökümü, ağaçların yapraklarını dökmesi vb. anlamlarda kullanılan bir kelimedir. Tabii ki bunun vücudumuzda daha farklı bir anlamı vardır.

Apotozis vücudumuzda normal süreç içerisinde işleyen bir mekanizmadır. Yeni oluşan hücrelerimize karşılık bazı hücrelerimizin de ölüm sinyalleri alarak ölürler. Apoptoz bir diğer anlamıyla intihar sürecidir. Bu hücrelere artık ihtiyaç duyulmuyorsa , yolcu olduklarını anlarlar ve intihar sürecini başlatırlar.

Canlı organizmalarda iki farklı ölüm şekli vardır. Nekroz ve apoptoz. Bulunan bir ölüm şekli daha var ama araştırmalar sürmekte.  Nekrozda hücre ölümü fizyolojik şartlarda görülmez. Hücre membranı (zarı) bütünlüğünü kaybeder ve iyon dengesi bozulur. Hücre ve çekirdek şişer, organellerin yapısı bozulur ve hücre parçalanır. Bu parçalar çevreye dağılır ve inflamatuar yanıt gelişir. Apoptoz ise fizyolojik şartlar altında görülür. Hücre membranının yapısı bozulmamıştır fakat membranda ‘’bleb’’ denilen kabarcıklar oluşmuştur.  Hücre büzülür, kromatin dediğimiz DNA  ve proteinlerden oluşan ipliksi yapı yoğunlaşır. Bu hücreler ise komşu hücreler ya da makrofaj denilen bağışıklık sistemi elemanları tarafından fagosite edilir/yutulur.  Bu şekilde inflamatuar yanıt gelişmez. Yani apoptoz nekrozdan daha sistematik bir ölüm şeklidir.

Apoptoz denince akla önemli bir protein gelir. p53 denilen bu protein apoptozun basamaklarında önemli rol alır. Bir nevi kalite kontrol elemanı gibi çalışarak DNA hasarı olduğunda hücre döngüsünü durdurup onarımın yapılmasını sağlar.  Eğer onarım yapılamayacak derecedeyse p53 apoptoz mekanizmasını devreye alır. p53 bir proteini o başka bir proteini uyararak apoptoz başlar. Ama biz buralara fazla girmeyelim inanın çok karışık.

Apoptoz mekanizması iç ve dış olarak iki farklı yoldan uyarılır. İç apoptotik yolda dışarıdan gelen kemoterapik vs. etkiler ile DNA hasarı oluşur ve p53 uyarılır. Diğer proteinlerde uyarılarak mitokondriden sitokrom c salınarak ‘’Kaspaz’’ dediğimiz enzimler aktifleşir ve apoptotik süreç başlar. Dış apoptotik yolda ise membranda bulunan reseptörlere ligandlar bağlanarak hücre içindeki mekanizma harekete geçirilir.

Canlı organizmalarda hücre oluşumu ve ölümü arasında bir denge vardır. Bu denge aşırı hücre oluşumu yönünde kayarsa kanserleşme dediğimiz süreç başlar. Hücre ölümü yönünde bir kayma gösterirse atrofi dediğimiz sonuçlar oluşur. Bu açıdan kanser ve apoptoz arasında sıkı bir ilişki vardır. Kanser hücreleri daha önce belirttiğimiz gibi isyancı hücrelerdi. Bu  hücrelerin ilk hedefi mitokondrideki apoptotik yolağı bozarak apoptoz sürecinin devre dışı bırakılmasıdır. Tabii ki işin buraya kadar gelmesinde bizlerin etkisi çok büyük. Vücudu rahat bıraksak sistem çok güzel işleyecek fakat yediğimiz ve içtiğimiz birçok şeyde ne olduğu belli olmayan katkı maddeleri mevcut. Burada ‘’Ne yiyelim o zaman doğal bir şey kaldı mı ki?’’ diyebilirsiniz. Siz de haklısınız. Elimizden geldiğince doğala ulaşmaya gayret edelim en azından.

Diğer etkenlerden birisi de sigara. Çağımızda sigara kullanan birçok kişi var ne yazık ki.  Özellikle ortaokul hatta ilkokul seviyesine kadar düşmesinde çevrenin etkisi çok büyük. ‘’Bir kereden ne olacak ki’’ diyerek başlanılan ve bir kereyle kalmayan bu illet ilerde tiryakiliğe kadar gidiyor ve daha sonra ‘’Bıraksam ne olacak ki, geçti artık’’ gibi konuşmalar oluyor. İnsan vücudu öyle programlanmıştır ki siz bu illeti bıraktığınız anda bile kendini çabucak onarabilecek seviyededir. Ama siz ısrarlı bir şekilde o kadar zehir yüklüyorsunuz ki iş işten geçiyor ve sonuç kanserle sonlanıyor. Yani hücreleriniz size ‘’Ne halin varsa gör, ben gidiyorum artık senin kahrını çekemem artık’’ diyerek çat kapı gidiyorlar bir nevi. İşte bu yüzden sigara içenlere diyoruz ki gelin iş işten geçmeden bırakın. Umarız çağrımız yerini bulur.

Mutlu ve sağlıklı kalmanız dileğiyle. Hoşça kalın.

Bu Yazıyı Paylaş