Fi: Kitap mı? Dizi mi?

Ortalığı kasıp kavuran Fi kitabı çıktığından beri etkisini sürdürüyor. Her şekilde konuşuldu, bende popüler kültüre biat edemeyen biri olarak elimde kitabın olduğunu bildiğim halde dizisi çıkana kadar direndim. Dizisine de bakmam bakmam derken olanlar oldu.

Çok fazla eleştirildi bende “eeehh bee kesin dediğiniz gibi değildir” dedim ve diziye başladım. Muntazam arkadaş, adamlar yapmış. Konu da cezbedici. Ama siz illa cinselliğe takılacaksanız; “ o da sizin bilinçaltınız arkadaş “ der birde üstüne kitabı okurum.  E sonrasında kitap mı dizi mi kıyası geliyor..Bu düzende ilk akla gelen farklılıklar oluyor. İlla ki yazılı eser görsel eserden belli noktalarda farklılıklar içeriyor.  Yazarımız da bunun farkında, bu durumdan etkilenmiyor. Kendisini de dinlemek lazım bu konularda. Tabii izleyip-okuduktan sonra. Dizinin izlenmesinin kitabın okunmasından daha büyük bir olasılık olacağını düşündüğüm için de kitap içerisinde mevcut olan diziye yansımayan farklılıkları sizinle paylaşmak istedim. Kitap içerinde olan-olmayan, dizide gerçekleşmeyen ya da bahsedilmeyen durumlar, karakterler bazında sizlerle.. Bakalım neler neler var…

  1. CAN MANAY; küvete göre ev yaptıran adamın marangoz atölyesinin bulunduğu başka bir ev var. Vizyon Terapiye ara verdiğinde evindeki çoğu eşyayı eşi benzeri olmayan bir şekilde ve tabiî ki fi oranına dikkat ederek yapıyor. Neticede kendisi çirkin ama etrafı güzellik oranıyla dolu güçlü karakter. Haaa gerçek adı da Can Manay değil tabii ki ; Umut… Fi kitabında onunla ilgili bildiğimiz tek farklı şey…

 

2.DURU; kitapla en yakın karakter belki de Duru’dur. Sanatına aşık, hırslı, mücadeleci, farkında … Olay örgüsü olarak dizide CM onun kafasını karıştırmak için o sorduğu klasik kişisel gelişim sorusunu soruyor. Farklılıklar ise şu şekilde başlıyor. Dizide yalnızlar ve Manay; “ 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun ?” diyor . Kitapta ise 10 yıl. Kitaptaki okunmaya değer, yalnız değiller ve ortamda konuşulan derin konular var. Ha soru ve ortam önemli mi? Ortak bir noktası var Duru’nun sorgulamaya başlaması ve Manay’ın etkisi altına girmesi için en azından kitapta ilk gerçekleşen hamle oluyor.

 

3.DENİZ; dizide temiz ak pak , kitapta erkek bir tanrıça; öyle ki ne kadar yakışıklı ve yetenekli olduğu kitapta vurgulanan bir kahraman, fakat joint bağımlısı bir sanatçı. Duru’nun Deniz’de en sevmediği hatta onu çıldırtan bir özellik.

 

4.ADA; garibim Ada. Yaylıları çaldığı kadar gönül ilişkilerinde de başarılı olsa keşke. Deniz’e tutuk. Yaylılar da demişken kitapta keman ağırlıklı dizide ise viyolonsel. Belki dize de bir sürpriz yapar; gitar çalar ve yazdığı şarkıyı mezuniyet gecesinde seslendirir. Eğer kitaptan alıntı yapacaklarsa bu kısmı ilk spoilerimi vermiş olayım.

 

5.BİLGE; en merakla izlediğim diyebilirim. Kitapta da merakla okumuştum zaten. Dizide bildiğimiz tüm özellikler kitapta da yerli yerinde. Sadece asistanlık teklifi alıyor ve sınanıyor. Manay bunu her yıl öğrencileri yapıyor, fakat kimseyi almıyor. Bilge’nin farkı ne ola ki? Okunmaya değer…

 

6.ÖZGE; felsefe okumuş ama sadece diziyi izleyenlerin bilmediği bir ufak ayrıntı. Sadık Murat Kolhan ile tanışmaları farklılık gösteriyor. Öyle kapısına dayanmış bir adamın sadece adını bilip;” anam bu da kim SMK mı ?”deyip telefonda adamı aratması kadar kolay işlemiyor olay. Ha ilk tanıştıklarında SMK onu öpüyor. Yani dizi de geç bile kaldı.

 

 

7.DOĞRU; en uzun asal sayıyı bulması sebebiyle burs kazanan bir dahi. Bilge ‘nin ehliyet sınavını geçip araba almasına katkı sağlayacak kadar para… Arabalar Can Manay’ın asistanı diye şak diye verilmiyor Bilge’ye 😉 Dizi’de ki doğru karakterinin üstüne yoğunlaşılması hatta bu bilgiler üzerine olay örgüsü yazılmasını talep bile ediyorum.

 

 

8.ALİ; CM’nin şöförü Ali. Hakkında dizide hiçbir şey bilmediğimiz. Ziraat Mühendisi ve Organik Tarım üzerine yüksek lisans yapıyor. Bilge, Can ve Ali arabadayken üzerine uzunca konuşulan yine nirvanaya ulaşılan bir olay örgüsü kitapta hakim.

 

9.KAYA; planlamaya karşı çıkıyor ve kovuluyor. Hepsi bu. Aslında sebep şu ki Bilge’nin asistan olarak gelmesi de kovulmayı tetiklemiştir. Bu boş kalan yayın akışını da doldurmak için Bilge öneride bulunuyor. Koltuğa siz çıkın merak edilen esas kişi sizsiniz diye. Sinir hastalıkları hastanesinde yatmasıyla ve bunun yayılması korkusuyla ben bir karşı atak yapayım diye değil.

 

10.DARBE; Özge site değil bir dergi yayınlamak istiyor ve adını da Darbe koyuyor. Bu derginin adı da aklına birden geliyor. SMK öyle her imkanı sağlamıyor. Dişli kadın Özge hep koşturuyor. Bu alan için de oldukça entrika dolu.

 

Kısaca da genelden bahsedersek; korkmayın çok bilgi vermedim. Ufak şeylerdi. Ben izleyip-okuduktan sonra bazen popüler kültüre kapılmak gerektiğini de düşünmeye başladım ki; karakterimiz Deniz’de belki kapılır malum o da çok karşı çıkanlardan. Her bir karakterden öğreneceğimiz bir şeyler olduğunu bilmek bana güzel geldi. Bende ki bu şaşırtıcı değişim ve farkındalık için teşekkürler Azra Kohen.

Bu Yazıyı Beğendiniz mi?
Beğen Sevdim Komik Şaşırtıcı Üzücü Kızgın
96231