Aytink Kitap Önerileri: Ağustos 2017

Aytink kitap önerileri Ağustos 2017 listemizde, sizler için derlediğimiz kitaplar:

1- Umrandan Uygarlığa – Cemil Meriç

“Bu Ülke”yle aynı yıl yayımlanan ve zengin bir birikimin ürünü olan denemelerden oluşan elinizdeki kitap, öncelikle “uygarlık” kavramına ışık tutuyor. Cemil Meriç, 2000’li yılların eşiğinde hâlâ güncelliğini koruyan ‘batılılaşma-çağdaşlaşma-uygarlık” tartışmalarına, ’70’li yıllarda kaleme aldığı şu satırlarla katılıyor: “Kaynaklarından kopan bir intelijansiyanın kaderi, bir mefhum hercümerci içinde boğulmak. Umrandan habersizdik, medeniyete ısınamadık. İnsanlığın tekâmül vetiresini ifade için kendimize lâyık bir kelime bulduk: Uygarlık. Mâzisiz, musikisiz bir hilkat garibesi.” “Umrandan Uygarlığa”, çağdaş uygarlık düzeyinden medeniyetlerin ölümüne, Osmanlı devlet adamlarından büyük siyasî eserlere kanat açan geniş soluklu ve güncel bir yapıt: “Zirvelerle uçurumlar arasında bir diyalog, acıların ve ümitlerin kitabı, bir devrin, daha doğrusu bir medeniyetin muhakemesi…göz karartıcı bir düşüşün grafiği.”

 

2- Sokrates’in Savunması – Platon

Platon (MÖ yaklaşık 428-MÖ yaklaşık 348): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia’nın kurucusu ve hocası Sokrates’i konuşturduğu diyaloglarla felsefeyi yazıya en iyi aktarmış ustalardan biridir. Bu kitapta birbirini tamamlayan dört diyalog yer almaktadır. İlk diyalog olan Euthyphron’da yargılanışının öncesi anlatılır ve dinsizlikle suçlanan Sokrates’in inançları hakkında bilgi verilir. Sokrates’in Savunması’nda ise yargı süreci anlatılmaktadır. Kriton’da hüküm sonrası anlatılır, bir yurttaşın saygı duyması gereken ilkeler tartışılır. Platon’un en şiirsel eserlerinden biri olan Phaidon’daysa Sokrates’in son günü anlatılırken ruh hakkındaki düşünceleri yansıtılmaktadır.

3- Marie Curie: Bir Bilimkadınının Olağanüstü Öyküsü – Eve Curie

 

“Marie Curie” derken sözünü ettiğimiz değer, iki Nobel Ödülü almak ve gelmiş geçmiş en büyük bilimcilerden biri olmak değil. Bunlar nicel şeyler, fazla önemleri de yok. Esas örnek alınası olan, Marie Curie’nin yaşama ve bireysel-toplumsal ilişkilere yönelik bakış açısıdır.

Marie ve Pierre Curie, yıllarca emek verip keşfettikleri radyumun patentini almayı reddettiler. Oysa kendi keşiflerinin bir gramının piyasadaki ederiyle, en büyük hülyaları olan bir laboratuvara kavuşabilirlerdi. Şaşkınlıkla soruyor Marie Curie: “Radyum bir elementtir, herkesin malıdır. Nasıl bir kişiye ait olabilir?” Emek, metalaşmaya direniyor. Curieler karar veriyor: “Maddi çıkar bilimin ruhuna uymaz”. Gerçek bilim, kapitalizme direniyor.

Curielerin mecburen katıldıkları şatafatlı törenlerde kendi kendilerine oynadıkları bir oyun varmış: Kadınların gerdanlıklarındaki elmaslarla kaç tane laboratuvar kurulacağını hesaplama oyunu. İşte, oyunla da olsa, bir “niceliği niteliğe dönüştürme” eylemi… Marie Curie nicelikler dünyasında, çevresindekileri şaşırtacak kadar umarsız; bir “vahşi”… Ama nitelikler dünyasında? Hiçbir sıfata ve unvana gerek yok. Sadece: Marie Curie…

Kızının kaleminden, bilime ve topluma adanmış bir yaşamın öyküsü.

4- Siyaset Teorisine Giriş – Andrew Heywood

Siyaset Teorisine Giriş, siyasi düşünceleri ve bunların siyasi uygulamalar ile olan ilişkilerini analiz ederek siyaset teorisine dair genel bir çerçeve sunmayı ve siyasi analizlerde karşılaştığımız temel kavramlara kılavuzluk etmeyi hedefliyor. Ele aldığı konuyu farklı düşünür ve düşünce akımlarının bakış açılarını dikkate alarak inceleyen ve hem klasik teorileri, hem de güncel tartışmaları kapsayan kitapta; Aristo’dan Rousseau’ya, Marx ve Mill’den günümüze önde gelen birçok düşünür ve siyaset düşüncesinin rakip ekolleri yerlerini alıyorlar. Modern toplumlarda gittikçe artan kültürel ve ahlaki çoğulculuğa paralel gelişen kimlik ve farklılık gibi konulara ve yönetişim ve küreselleşme gibi siyaset teorisinin yeni meselelerine ilaveten birey, toplum, egemenlik, güç, otorite, demokrasi ve daha birçok konu etraflıca tartışılıyor.
Eser; siyaset düşüncesinin önemli isimlerini ve siyaset teorisi alanındaki ekolleri kapsayan “Kişiler” ve “Kavramlar” kutuları, özet ve ileri okumalar listeleri ile hem uzmanlara, hem de alana yeni giriş yapanlara hitap ediyor.
Mükemmel bir metin. Bu karmaşık konu ancak bu kadar iyi organize edilebilir ve ancak bu kadar açıklıkla ifade edilebilirdi. Alanında mevcut en iyi kitap.
-Bill Jones, Manchester Üniversitesi-
Siyaset Teorisine Giriş, siyaset teorisine son derece sıcak ve arı duru bir başlangıç sunuyor. Heywood, çok sayıda fikir akımını ve konuyu ele alıyor ve bunları siyaset teorisine yeni başlayanlara genel hatlarıyla vermede son derece başarılı. İdeal ne kadar yüksek ve mevzu ne kadar soyut olsa da, Heywood konuyu anlaşılır kılıp reel politikle ilişkisini ortaya koymayı ustalıkla başarıyor.

5- Neden Yazıyorum – George Orwell

Edebiyat anlayışı hiçbir zaman politik düşüncelerinden ve gözlemlerinden ayrı düşünülemeyecek bir yazar olan George Orwell, Neden Yazıyorum’da bir araya getirilen denemelerinde, hemen her yazarın hayatının bir noktasında kendisine sorduğu ya da başkalarının ona yönelttiği, beylik “Neden Yazıyorum?” sorusuna politik ve insani gözlemlerle yoğurduğu cevaplar veriyor. Politikacıların ipliğini pazara çıkarırken, İngiliz karakterini bir kadavra gibi parçalarına ayırırken, savaşa dair dile getirilmeyenleri dile getirirken iğneyi başkaları kadar kendine de batırmaktan sakınmıyor.

“Tüm yazarlar kibirli, bencil ve tembeldir ve yazma dürtülerinin altında bir gizem yatar. Kitap yazmak, acıdan kıvrandıran bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı yiyip bitiren korkunç bir mücadeledir. İnsan, karşı koyamayacağı ve anlayamayacağı bir iblis tarafından itilmese kesinlikle böyle bir işe kalkışmazdı. Biliyoruz ki bu iblis herkeste vardır ve bir bebeğin ilgi çekmek için ciyak ciyak ağlamasına yol açan içgüdünün aynısıdır. Fakat yine de sürekli kendi kişiliğini gizleme mücadelesi vermediği sürece insanın okunabilir hiçbir şey yazamayacağı da bir o kadar doğru.”

Bu Yazıyı Beğendiniz mi?
Beğen Sevdim Komik Şaşırtıcı Üzücü Kızgın
33111